türk – iSLÂM edebiyatı (Tüm Üniteler)

türk – iSLÂM edebiyatı

ÜNİTE 1

*Alman düşünürü Hegel: güzel sanatları= plastik fonetik ve söz sanatı olmak üzere 3 gruba ayrılır.
*Plastik sanatlar: heykel, dekoratif sanatlar: mimari ve resimdir.
fonetik sanat: musiki, söz sanatı ve edebiyattır.
*sanatın ilk örnekleri : ayinlerde ortaya çıkmıştır.
*türk şiiri:şeylan sığır ve yuğ ayinlerde söylenerek gelişmiştir.
*edebiyat sanatının yegane malzemesi sözdür. kelimelerdir.
*fuat köprülü: dinsiz edebiyat, edebiyatsız din olmaz görüşünü benimsemiştir.
*din adamları aynı zamanda ilk sanatkarlardır.
*dini ayini idare eden ŞAMAN bu görevinin yanında şifacı,büyüvü, musikişinas rakkas ve şairdir.
*kam, oyun, bahşi ve ozan isimleriyle anılan şair:
-toplumsal hadiseleri DESTAN şeklinde şiire dönüştürmüştr.
-ölenlerin arkasından sagu
-lirik duyguları ifade eden koşuk
-hikmete ilişkin savlar söylenmiştir.
*dini kaynaktan beslenen edebi eserlerin 2 koldan gelişin gösterdiğini söylemek mümkündür.
-dini metinleri açıklamayı ve öğretmeyi amaçlayan edebi eserler.
-dini duyguyu ve tecrübeyi aktaran edebi eserler.
*din dilinin tecrübeyle hayatla ve zamanla buluşması söz konusudur. buda kendi içinde 2 kategoride kendini gösterir.
-sanatı önceleyen eserler
-sufi şairlerin eserleri.
*sanatı önceleyen eserler: dini duyguyu ve düşünceyi edebi eserde söz ve mana sanatlarıyla yoğuran eserlerdir.
*sufi şair:dini duyguyu yoğun bir şekilde yaşadığından bizzat tecrübe ettiği ve içselleştirdiği konuları sanata dönüştürür.
*dini kaynaklı edebi anlayış tanzimat dönemine kadar devam etmiştir.
*edebi eserin bir hedefi olmalıdır sorusuna 2 görüş belirmiştir.
-sanat sanat içindir
-sanat toplum içindir.
*günümüz edebiyatçıları edebiyat ve din ilişkisinden yalan çıkacak edebi eserleri: dini edebi eserler ve profane(la dini/dünyevi) eserler şeklinde 2 grupta tasnif etmişlerdir.
*sanat:gerçekliği estetik ve zevk uyandıran sembollerle ifade etmektir.
*sosyal değişme:sosyal ve kültürel yapılarda gözlenebilir farklılıkları ifade eden bir kavramdır.
*platon sanatı bir taklit olarak görürken, aristoteles gerçeğin taklidir diye nitelendirir. aristotelese göre sanatın eğlendirme eğitme ve arındırma etkisi vardır.
*edebiyat açısından İSLAMlaşma sanat anlayışının formların malzemenin ve dilin değişmesidir.
*tanzimatla birlikte batı kültürüyle yakın temasa geçilmiştir. bu bakımdan türk edebiyatı tarihi sosyal değişmeye göre 3 aşamada ele alınıp incelenmektedir bunlar:
-İSLAM öncesi türk edebiyatı
-İSLAM kültürü etkisinde gelişen türk edebiyatı
-batı kültürü etkisinde gelişen türk edebiyatı
*sanat anlayışı formları, malzemesi kaynakları ve dili itibariyle birbirinden farklı özellikle sahiptir.
*İSLAM öncesi türk edebiyatı : başlangıçtan İSLAMın kabul edildiği zamana kadar sürer. VII.y.y dan itibaren başlamıştır. milli edebiyat dönemi olarak nitelendirilir.
*İSLAM öncesi türk edebiyatı yazılı ve sözlü olarak gelişmiştir. yazılı edebiyatı 2 önemli kolu vardır.
-köktürk(göktürk) dönemi
-uygur dönemi
*köktürkler yazılı edebiyatı bulunan ilk devlettir. bu dönemden geriye kalan en önemli eser.VIII.y.y ilk yarısından dikilen Orhan abideleridir.Miladi VIII.yy kül tigin bilge kağan ve tonyukuk adına dikilmiştir.
*uygur döneminde çince sanskritçe toharcave tibetçeden çevrilen dini metinlere rastlanmaktadır.
*uygurlar, mani ve buda dinlerine girmişler ve bu kültürlerin etkisiyle eser vermişlerdir.daha çok budizmin etkisiyle dini ahlaki ve hamasi eserler yazılmıştır.
*türklerinde kabul ettikleri en eski din şamanizmdir. doğaya tapma, doğaüstü güçlere inanma temeline dayanan bir inanç sistemidir şaman yahut kam bu dinin rehberidir.
*İSLAM öncesi türk edebiyatının ilk sözlü edebi türleri şaman yahut kamın söylediği şiirlerdir. bunları destanları sagular koşuklar ve savlardır. destanların çoğu bu dönemde ortaya çıkmışlardır. bunlar yaratılış alp er tunga, oğuz kaan, bozkurt, ergenekon, türeyiş ve göç destalarıdır en önemlisi oğuz kaan destanıdır.
*İSLAM öncesi sözlü edebiyat daha sonraki dönemde aşık edebiyatı veya halk edebiyatının oluşmasına kaynaklık etmiştir.
*şaman şairin söylediği sagu ağıt ve mersiyelere ilham teşkil eder.
*koşuklar ise koşma türkü ve şarkı gibi edebi eserleri öncülleri olarak kabul edilebilir.
*manzim olarak söylenen atasözleri ve hikmetli söz anlamına gelen savlar ise hikmetli söyleyişi mesel ve irsal-i mesel sanatını etkilemiştir.
*kabenin duvarına asılan şiirlere MUALLAKAT denir.
*karahanlı hükümdarı satuk buğra hanım İSLAMı kabulüyle türk illerinde yeni dini kitleler halinde kabuller başlanmıştır.
*türk İSLAM edebiyatının milli karakter ve uslübu ortak İSLAM kültürü ve medeniyetinin karakteri ve üslubuyla mezceden edebi eserleri içerdiği söylenebilir.
*türk-İSLAM edebiyatı: İSLAMlaşma sonrası edebi hayatı ifade eder yusuf has hascibin kutadgu bilig eseriyle başlamıştır bu dönem.
*türk-İSLAM edebiyatı karahanlılar döneminde ilk ürünlerini vermiş, selçuklular döneminde gelişmiş osmanlılar döneminde klasikleşmiştir.
*tanzimat: III.selim döneminden itibaren bir devlet politikası olarak uygulanmaya konan ISLAH HAREKETLERİNİN neticesi olarak hayata geçirilen modernleşme ve yenilenme döneminin adıdır.
*1839′da gülhane hatt-ı şerifin okunmasıyla başlayan bu süreç bir kısım sosyal ve kültürel gelişmeleri içerir.
*batı kültürü etkisinde gelişen türk edebiyatı 2 koldan gelişme gösterir.
-devam eden klasik edebiyat
-yeni edebiyat

*kullanılagelen biçim, form ve zihniyetle eserler telif eden şair ve yazarların var olduğu bir gerçektir. hatta bu şairlerin bir araya gelerek encümen-i şuara adıyla bir topluluk oluşturdukları da bilinmektedir.

*Encümen-i Şuara , 19. yüzyıl eski şiir zevkini devam ettirmeyi amaçlamış şairler topluluğudur. Bazı edebiyat araştırmacılarına tarafından Türk edebiyatının ilk edebî grubu kabul edilir

*yeni edebiyat: klasik edebiyatın aksine daha çok nesre dayanan, tiyatro makale fıkra hikaye gibi yeni edebi türlerle birlikte dindışı temalara öncelik veren bir sanat anlayışıını ifade eder.
*türk İSLAM edebiyatı içinde yazılan eserler:2 grupta ele almak mümkündür.
-dini-tasavvufi bilgiyi duyguyu düşünceyi öğretmek amacıyla yazılan eserler.
-dini-tasavvufi verilerden yararlanan edebi eserler
*türk-İSLAM edebiyatı kavramının 2 boyutu vardır.
-edebi eserleri
-edebiyat bilimini ifade eder.

*türk-İSLAM edebiyatı içerisindeki edebi eserlerin bilimlerle ilişkileri 2 açıdan izah edilir.
-sanatkar dönemin ilimlerini, edebi form içerisinde manzum ve mensur telif etmiştir.
-sanatkar dönemin ilim ve bilim anlayışından yararlanmış ve bunların kavramlarını estetik değere dönüştürerek kullanmıştır.
*kuran ve hadisler : sanatkarın tercüme iktibas ve telmih gibi sanatkarla münacaat ettiği temel kaynaklar.
*türk-İSLAM edebiyatının eserlerini 4 bölümde ele almak mümkündür. bunlar:
-İSLAM inancının düşüncesinin ve değerlerinin anlaşılmasını ve öğrenilmesini sağlayan eserler
-İSLAM inancını, düşüncesini ve değerlerini yayma(tebliğ) niyetiyle yazılan eserlerdir.
-sadece sanatı önceleyen ancak kullandığı dil sembol ve manzumlarla İSLAM dinine ilginin oluşmasını sağlayan eserler
-herhangi bir dini sembol ve mazmundan ya yararlanmayan sadece estetik değerleri öne çıkartan eserler.
*atabetü’l hakayık:Edip Ahmet Yükneki‘nin eseridir ahlak ve değerler kitabı
*dini-tasavvufi edebiyatın ilk temsilcisi olarak görülen hoca ahmet yesevinin hikmet adını verdiği şiirleri dini ve tasavvuf yolunu öğretmeyi amaçlayan manzumelerdir.
*hikmet geleneği yunus emrenin sehl-i mümteni uslubuyla söylediği şiirlerle yeni bir tarza bürünmüştür.
*İSLAM ahlak ve değerlerini aktaran eserler:
-dede korkut hikayeleri
-hz.ali cenknameleri
-hamzanameler
-battal-nameler
-fetüvvetnameler
-menakıbnameler
-sohbetnameler
*dini-tasavvufi düşünceyi gekiştiren eserler
-mevlana-mesnevi
-aşık paşanın garibnamesi
-süleyman çelebinin vesiletü’n-necat
-yazıcızade muhammed bicani muhammediye
-eşrefoğlu rumi’nin : müzekki’n nüfus
*sanat ve estetik özellikleri öne çıkan eserler.
-leyla ve mecnun fuzulinin eseri mesnevi türünde eseri
- Mantıku’t-Tayr (Kuşların Diliyle veya Kuş Dili) İranlı sufi şair Ferîdüddîn-i Attâr tarafından kaleme alınmış bir manzum eserdir
-gül ü bülbül kara fazli’nin eseridir
-şem ü pervane zati’nin eseridir
-bülbülname Ferîdüddîn-i Attâr’dır
-hüsn-ü aşk şeyh galip
* doğrudan İSLAMı yayma niyetiyle hikmetler yazan şair HAKİM SÜLEYMAN ATA’DIR .

ÜNİTE  2

*türk İSLAM edebiyatının kaynakları 3 başlık altında ele alınır.
-ilk kısım: bu edebiyata genel özelliklerini ve muhtevasını veren kaynaklar meydana getirmektedir.
-ikincisi:edebi metinlere ulaşmada başvurulacak başlıca kaynaklar olan divan mecmua ve cönk vs. gşbş yazma ve matbu eserlerdir.
-üçüncüsü:edebiyat tanımak öğrenmek ve doğru biçimde günümüze aktarmak için yapılacak araştırma ve çalışmalarda başvurulacak kaynaklardan oluşmaktadır.

*nihat sami banarlı: İSLAM medeniyeti çağlarında türk edebiyatının ilim ve fikir kaynağı başlangıçta tamamıyla kurandır.devrin ilim ve tefekkür hayatında esasen aynı kaynaklar nemalanmıştır:

*agah sırrı levend:ümmet çağı türk edebiyatı İSLAM dinini koyduğu hükümlere dayanır.

*türk edebiyatına şekil ve muhtevasına ait özellikleri kazandıran kaynaklar:
-necla pekolcay = türk İSLAM edebiyatı

*doğrudan dini kaynaklar:

-kuranı kerim -hadis veya sünnetî nebevi -kısası enbiya
-eski kavim bilgileri -tasavvuf

*kuranı kerim:
-belağat anlayışını temellendirmiştir.
-cevdet paşanın belagati osmaniyyeyi kaleme alıp ilk defa klasik İSLAM belağatini tam kadrosuyla ortaya koymuştur.
-kuranın türk nesri üzerindeki etkisi: kutadgu biligin mukaddimesiyle başlayıp rabguzinin kısasü’l enbiyası ile gelişerek anadolu sahasında behçetü’l hadayik merzuban-name, tazarru’at gibi eserlerle geliştirilmiştir.
Manayı en güzel ve kesin bir şekilde anlatmıştır.

*hadis veya sünnet-i nebevi:
-mücmel:kuranın ana hatlarıyla özet olarak verdiği pek çok bilgilerdir.
-tafsil: doğru ve geniş bir şekilde açıklanarak anlaşılması
-siyer-i mevlid türü örnekler:
*yazıcıoğlu mehmed’in XV.yy muhammediyesinde arapça mağaribü-z- zamanın türkçeye nazmen tercümesinden doğmuştur.

*kısas-ı enbiya ve tevarih-i hulefa:en seçkin örneklerinden biri muhiddin ibnül arabinin
fusüsü’l-hikem adlı eseridir.Ahmet bican türkçeye çevirmiştir.

*tasavvuf ve tarikatlerden gelen malzeme: mesneviden ilham alanlar=aydınlı dede ömer rüşeninin miskinlik-name, ney-name ve çoban namedir.hüsnü aşk müellifi şeyh galip..

*mutasavvufların nesirden ziyade manzum söze rağbet etmlerinde birçok sebep yanında İlahilerin maddi manada sözün güzeli nitelemesine daha uygun düşmesi etkili bir vasıta kabul edilmesinin önemi vardır.

*mevlevi, şeyh , derviş ve şairlerin hayatını anlatan eseler=ü
-sakıp dedenin: sefine-i nefise: mevleviyan
-esrar dedenin:tezkire-i şuara-i mevleviyye

*önemli tabakat:
-H.Ulvi mehmet efendinin lemezat-ı hulviyye ez-lemeat-ı ulviyye şairler hakkındaki önemli tabakattir.

*osmanzade hüseyin vasafın sefine-i evliya adlı eseri 17-20 yy yaşamış çoğu osmanlı 2000 kadar mutasavvıfın hayatını eserlerine anlatan önemli bnir eserdir.

*doğrudan dini olmayan kaynaklar:
-İSLAM öncesi ve sonrası arap kültüründen gelen malzeme..
-İSLAM öncesi ve sonrası arap kültüründen gelem malzeme, ahbar veya ahbarü’l arap, eyyamül arap adlarıyla anılır..

*kssa:çok uzak mazide cereyan etmiş olaylar ve hayali unsurlarla süslenmiş remizli hikayeler tarif edilir.

*atsözler:emsal
*vecizeler:kelamı kibar
*kabile ve aile şecerelerinden(ensab)

*prof.dr.nihad çetin: ahbar olarak değerlendirilmiştir.
*kıssaları anlatmak meslek haline dönüşmüş ve mesleği icra edenlere kass(cemi kussas) veya kasas denirdi.

*arap şairlerinden hatim/hatem et-tai hakkında bilgiler ahbardan intikal etmiştir.

*hatim/hatem et-tainin hayatını ve özelliklerini anlatmak üzere fars şairi hüseyin vaiz-i kaşifi kısasu asar-ı hatimi tai adıyla bir eser yazmıştır. türkçeye hikayeyi hatimi tai diye çevrilmiştir.

*İSLAM öncesi ve sonrası fars kültüründen gelen malzeme :

-türk İSLAM edebiyatına fars kültüründen gelen malzemenin de önemli bir kısmı iranlıların İSLAM öncesi devirlerinden gelen dini (ateş-perest) ve milli rivayetlerinden kaynaklanmaktadır.
-büyük kısım gazneli mahmud adlı türk hükümdarının desteğiyle yazılmıştır. şehnamedede bulunmuştur.
-şehname:iranın, pişdadiler, keyariler, eşkaniler, sasaniler gibi eski devirlerinin tarihini anlatan bir destandır.
-şeyname:iranlılar ve turanlılar arasındaki mücadele destansı biçimde anlatılır. zaman zaman türk kültürüne yer verilmiştir.
-şehnamenin kahramanlarından birinin adı rüstemdir.

*devrin ilimleri:
-dini ilimler:gerçek ilimler ve gerçek olmayan ilimler

*dini ilimler:
-fuzuli matlau’l-itikad adlı bir akaid kitabı yazmuştır.

*gerçek ilimler: gerçek ilimlerin içine felsefe, matematik (riyaziye) musiki astronumi fizik kimya tıp gibi ilimler girmektedir.

-gerçek olmayan ilimler:

astroloji(ilmi tencim) simya, büyü(sihir) vs. gibi havas yahut gizli ilimler denen alanlara ait bilgilerdir.

*havas ilimlerine ait pek çok özelliğe dayanan bu alanda ortaya konan eserlerden bir kısmı imam ali imam cafer (cafer es-sadık= muhiddin arabi gibi İSLAMın önde gelen kişilerine atfedilir.

*tefeül maksadıyla başvurulan eserler:
-hz.mevlananın=mesnevi divanı kebiri
-sadinin : gülistanı
-hafız-ı şirazinin yunus emre ve niyazi-i mısrıinin divanlarıyla ahmediye muhammediye ve envarü’l aşikın gibi eserlerdir.

*yerli malzeme:
-türk milletinin kendine has: yaşama biçimi eğlencedeki mühim gün ve geceleri kutlama şekli sahip olduğu adet ve anananeler gibi hususlar toplanır.

-ilk mevlid kutlamalrı: türk atabeği olan selahattin gökbörü tarafından başlatılmıştır.

*türk edebiyatı metinlerinin kaynakları:
-divan -mesnevi -mecmua -cönk -müntehabat (seçki, antoloji) münşeat gibi eseler

*divan:
-divan şiir kitaplarıdır. Bir şairin hayatı boyunca yazdığı şiirleri toplayan bir kitaptır.

*şairlerin eski ve yeni şiirleri bir araya getirilmiştir. Buna divan tertib etmek denir.

*divanda şiirler nazım şekillerine göre sıralanır. En başta büyük nazım şekilleri yer alır. Kasideler (tevhid, na’t münacaat, medhiye) terkib-bend terci- bend ve müsammatlar..

*orta hecimde şiirler sayıalcak gazeller yer alır.

*divanın son kısımda küçükten en küçüğe doğru şu nazım şekilleri yer alır : kıta , nazım, müstakil beyit ve mısralar

*en eski divanalrının başında yunus divanı gelir.

*orta asya sahasında hatırlanacak ilk eser ahmet yesevinin divanı hikmetidir.

*osmanlı edebiyatı sahasının klasik ölçülerine uygun ve aruzla yazılmış şiirleri toplayan divanlarının başında ahmedinin eseri gelmektedir. Ahmed-i dai ve şeyhinin divanalrı bundan sonraki önemli divanlardır.

*mesnevi

-kahramanalrı hep aynı olan aşk maceralarının anlatıldığı uzun manzumelerdir.

-arap edebiyatında mesnevi yoktur. Kökü pehlevi edebiyatına kadar giden bu şekil fars edebiyatının İSLAMi devrinde X.asırda rudegi gibi şairlerin eserleri ile ortaya çıkmıştır.
Firdevsi ile büyük bir gelişme gösterdikten sonra araplara geçmiştir.

*Mecmua:

-çeşitli büyüklükteki metinlerin ve risale denilen küçük kitapçıkların derlenip bir araya getirilmesi ile oluşturulan ve bazen derleyicisi belli çoğu kere de derleyeni bilinmeyen eserler olarak tarif edilebilir.

*mecmuaların dini olanları:

-mecmuatül e hadis -mecmua i fetava
-memuati ed’iye gibi isimlerle anılmıştır.

*edebi olan mecmualar ise:
-mecmuai eşar
-mecmuai tevarih
-mecmuai münşeat
-mecmuai ebyat

*CÖNK:
-aşık edebiyatı halk edebiyatı ve folklar ürünlerinin toplandığı anonim mahiyette mecmua türüdür.

*MÜNTEHABAT:
-geniş hacimli eserlerin içinden belirli kısım veya konuların seçilmesi ve düzenlenen eserlere denir.

*mecmua muhtar/muhtarat , muktetaf/muhtekafat
*muhtasar, muhtasarat, mülahhas, telhis ,hulasa, tehzip zübde başlığını taşıyan eserler bir tür müntehabat sayılır.

-müntehabat XIX.yy dan sonra gelişmiştir.türklerde.

*örnek olarak: şinasinin müntehabatı eşarı edirne müftüsü fevzi efendinin müntehabat-ı divani fevzi adlı eserleri örnek verilebilir.

*müntehabatların türk edebiyatında en tanınmış örneği ziya paşaya aittir.en hacim ve önemli örneği :1262 şiir ihtiva eden harabatı türk edebiyatında bütünüyle şiire tahsis edilmiş müntehabatlardır.

*XX yy. Başlarında edebi metinleri derleyen antoloji niteliğindeki kitaplar arasında bulgurluzade rıza beyin müntehabatı bedv-i edebiyyesi önemlidir.

*Türk İSLAM edebiyatı çalışmalarında başvurulacak kaynaklar:
-tabakat
-tezkiretü’ş şuara

*tabakat:
– günümüzdeki ansiklopedik biyografi kitaplarına benzeyen bir telif türüdür.
Tabakatler osmanlı devrinde teracim/teracim-i ahval kitapları adıyla anılmıştır tezkire gibi.
Tabakatle en meşhur eserşerden biri sicill osmanlı veya tezkire-l meşahir-i osmaniyye

*Örnek eserler tabakat’e
-feriüddin attar: farsça: tezkiretül evliya
-molla cami:farsça : nedehatül üns
-ali şir nevai : nesayimül muhabbenin şemaimil fütüvvet

*türk musikisi alanında ilk tabakat şeyhülİSLAM
ebu ishakzade esad efendi tarafından atrabü’l asar fi tezkireti urefai’l edvar adıyla kaleme alınmıştır.

*türk musikisi alanında son ve mühim tabakat ibnül emin mahmut kemal inalın kaleme aldığı hoşsadadır.

osmanlı hattatlaro hakkındaki tabakatın başında gelibolu mustafa alinin menakıb-ı hünervanı gelir.

*osmanlı devlet adamlarıyla ilgili tabakat kitaplarının en önemlileri osman taibin hadikatü-l – vüzerası gelir.

*şeyhülİSLAM hakkında ilk tabakat müstakim zadenin devha-meşayih-i kibardır.

*tezkiretü’ş-şuara:
-ali şir nevai tarafından ilk tezkire mecdisün nefais 455 şairin hayat hikayesini aktarır.
-osmanlı sahasındada ilk eser sehi beyin heşt bihişttir.

*türk-İSLAM edebiyatını tanımak öğrenmek ve doğru biçimde günümüze aktarmak için yapılacak araştırma ve çalışmalarda başvurulacak klasik kaynaklar

-sufi tabakaları
-tezkiretü-ş-şuaralar
-tezkire-i hattatin
-hadikatü’l -vüzera

ÜNİTE 3

TÜRK İSLAM EDEBİYATINDA NAZIM şEKıLLERı

DıVAN EDEBİYATINDA NAZIM BıRıMı
Nazım sözlük anlamıyla ?sıra, düzen? Demektir. Divan edebiyatında nazım dendiğinde şiir anlaşılır. Divan edebiyatında nazım birim genellikle beyittir. Şiirler çeşitli nazım şekilleri içinde kurallarını Arap ve Fars(ıran) edebiyatından alan aruz vezniyle yazılmıştır.

MISRA: Türk Edebiyatı kaynakları? Ölçülü veya ölçüsüz bir satırlık nazım parçası? Tarifinde birleşmiştir. Son dönemlerde dize kelimesiyle karşılanır. Divan Edebiyatında mısra beytin yarısıdır ve manalı en küçük nazım birimidir. Divan edebiyatında kaside, gazel, mesnevi, terkibi bend ve terci bendde nazım birimi beyittir. Bendlerden meydana gelen musammatlarda ise nazım birimi mısradır. Mısraa beyit gibi kısa bir nazım şekli olarak bakmakta mümkündür. Bir manzume içinde yer almayan, bazen diğer mısraları tamamen unutulan ve manaları kendi içlerinde tamamlanan mısraı bercesteler gibi dillerde dolaşan bu tek mısralara ?mısraı azade? ya da ?azade? denilir.

BEYıT: ıki mısradan oluşan nazım parçasıdır. Divan edebiyatında nazım birimi sayılan beyit anlam bütünlüğüne sahiptir. Kafiyeli ik mısradan meydana gelirse ?beytil musarra?, bir gazelin en seçme beyti olursa ?beytin gazel?, bir kasidenin en güzel beyti olursa ?beytül kaside?, içinde şairin adının veya mahlasının (takma ad) bulunduğu beyitse ?taç beyit?, bir kasidenin yada gazelin ilk beyti ise ?matla? son beyti ise ?makta? adını alır. Kafiyesiz olan beyitlere ?ferd? ya da ?müfred? denir.

BEND: Birbirine vezin ve kafiyeyle bağlanmış ikiden çok mısra topluluğuna denir. 3-10 mısra olabilir.
Bunlara parça anlamında kıta dendiği de olmuştur. Tek bendli nazım şekilleri rubai, tuyuğ ve çoğu zaman kıtadır.

KASıDE: Arap, Fars ve Türk şiirinde en çok kullanılan eski ve uzunca nazım şeklidir. Konu yönünden eski koşuklara benzer. Türk Edebiyatında ilk örnekleri xıv yy.da yazılmaya başlanmıştır. Koşuk geleneğinin bir devamı gibi kabul edilebilir. Türk Edebiyatında kasideler hemen hemen en az otuz en fazla doksan dokuz beyit arasında değişen uzunlukta düzenlenmiştir. ılk beyite ?matla? son beyite ?makta? denir. Türk şairleri kasidenin altı bölümden oluşmasını benimsemiş ve buna uymuşlardır.
Bunlar= 1- Nesib (teşbib): Kasidenin giriş bölümüdür.
2- Girizgah: şairin methiyeye geçtiğini birdiren bir ya da iki beyitten oluşup nesible methiye arasında anlam ilişkisi kurulmasını sağlar.
3- Methiye: Kasidenin maksadına uygun olarak övülen kişi veya şeyden bahseden bölümdür.
4- Tegazzül: 5-10 beyitten oluşur. Tegazzül bölümü olmayan kasidelerde vardır.
5- Fahriyye: şairin kendisi övdüğü ve bazen de dileğini bildirdiği bölümdür.
6- Dua: Övgüsü yapılan kişi veya şey ile şairin kendisi hakkında iyi dilekte bulunduğu son beyitlerdir.
Türk Edebiyatında kasideler üç şekilde adlandırılmıştır. ılki= teşbib veya methiyede ele alınan konuya göre yapılan adlandırmadır. Örneğin tevhid, naat, hicviye gibi daha çok kaside biçimine ele alınan manzumeler. ıkincisi= redifine göre yapılan adlandırmadır. Redifi güneş olan methiyeye güneş kasidesi anlamında şemsiyye, gül olana verdiyye vs. Üçüncüsü ise kafiye harfine göre yapılan adlandırmadır. Taiyye, raiyye vs?
Aşık Paşa?nın Garibname?deki naatlarıyla Ahmedi?nin divanındaki kasideler bu şeklin ilk örnekleri sayılır. Türk Edebiyatında kasidecilik şeyhi ile başlamıştır.
Modern Türk şiiri bu nazım şeklini tamamen terk etmiştir.

GAZEL: Sözlükte ?kadınlarla sevgi üzerine konuşmak? anlamına gelir. Arap Edebiyatında gazel bir nazım şekli olmayıp kasidelerin başında aştan, sevgiliden söz eden bölümlere verilen addır ve ?nesib? karşılığında kullanılmıştır. Daha sonraları şairin aşk, sevgili, şarap, bahar gibi coşkulu haller karşısındaki duygularını anlatan şiirlere uzun yahut kısa olsun gazel denilmiştir. Gazel tarzının gelişmesinde kasidelerden pek zevk almayan Moğol hükümdarlarının da rolü olmuştur.
Feridüddin Attar ve Mevlana Celaleddini Rumi gazellerinde İlahi güzellik ve İlahi aşk konularını işlediler. Hafız şirazi ise şiirlerinde rindce hayal kurmaya, felsefi ve ahlaki düşüncelere de yer vererek türün konusunu genişletti.
Gazelin en güzel beytine ?şah beyit? veya ?beytül gazel? adı verilir. Tahallus denilen makta beytinde mahlas söylenir. Mahlas yerine asıl adını yazan şairlerde vardır. Kadı Burhaneddin ve Kemalpaşazade.
On beş beyitten uzun gazellere ?gazeli mutavvel?denir. şairler bazen mahlas beytinden sonra gzeli bitirmeyip bir ya da birkaç beyit daha eklerler. Buna ?müzeyyel gazel? denir. Karışık dilde söylenen gazellere ?mülemma gazel? denir. Bütünüyle belirli bir konuyu işleyen gazeller ?yek-ahenk?, bütün beyitleri aynı güzellik ve kuvvette olan gazeller ?yek-avaz? adını alır.
Gazel söylemeye ?tegazzül?, başka bir şairin gazeline aynı vezin ve kafiyeyle benzer bir gazel söyleyeme ?tenzir etme veya cevap verme? denir. Bu gazelede ?nazire? denir.

MÜSTEZAD: Divan Edebiyatında her mısra veya beytin sonunda aynı veznin bir cüzüyle yazılmış birer kısa mısra bulunan manzumelerdir. Edebiyat terimi olarak uzunlu kısalı mısralar halinde yazılan nazım şeklini ifade eder. Divan edebiyatında en çok gazel tarzında görülür.
Türk Edebiyatında tesbit edilen ilk müstezad örneği xıv.yy şairi Nesimi?ye aittir.

MESNEVı: Arapça?da ikişerli anlamına gelmekte olup Fars, Türk ve Urdu edebiyatlarında ?birbirleriyle kafiyeli beyitlerden oluşan nazım şekli?dir.
Mevlid, miraciyye ve hilye gibi dini türler Türk Edebiyatına ait orijinal mesnevilerdir. Türk Edb. da ilk mesnevi Yusuf Has Hacib?in ?Kutadgu Bilig? adlı eseridir. Türk edebiyatında mesnevi hemen her dönemde kaside ve gazelden geride kalmış, hatta sırf mesnevi yazan şairler küçümsenmiştir.

KIT?A: ıran ve bilhassa Türk edebiyatında kullanılan nazım şeklidir. Sözlükte ?parça, kısım? anlamına gelir. Çok sayıda beyitten oluşan kıtalara ?kıtai kebire? denilir.

RUBAı: Dört mısralı nazım şeklidir. Eski Türk şiirinde nazım biriminin dörtlük olması rubainin Türk şairler tarafından kolayca benimsenmesini sağlamıştır. Hikemi ve felsefi düşüncelerin yer aldığı rubaileriyle Mevlana c. Rumi bu nazım biçiminin Anadolu?da fikir öncüsü olmuş, Divan-ı Kebir?de yer alan rubaileri pek çok Türk şiirini etkilemiştir. Xvıı.yy Türk edebiyatında rubainin altın çağı olarak kabul edilir. Azmizade Haleti Türk edebiyatının en çok ve en güzel rubailerini yazan şairi olmuştur.
Bununla birlikte rubai oldukça zor söylenen bir şiir biçimidir.

KOşMA: şekil, konu ve ezgi özellikleri bulunan ve Türk edebiyatında en çok kullanılan nazım şeklidir. Saz eşliğinde okunmak için hece ölçüsüyle yazılmış, konuları sevgi ve tabiat olan halk şiiri türüdür. Türk edebiyatında hece vezniyle yazılmış ilk şiirlerin koşmalar olduğu söylenebilir. şekil özellikler bakımında koşmalar= düz koşma, yedekli koşma, musammat koşma, ayaklı koşma, zincirbent ayaklı koşma, koşma-şarkı, tecnis (bütün kafiyeleri cinaslı) ve şatranç koşmadır.
Koşmalar genellikle lirik şiirlerdir. Konularına göre koşmalar= ağıt, güzelleme, koçaklama, taşlama.
Koşmalar şekilleri ve konuları yanında müzikle ilgili özelliklerde taşır. Koşma nazım şekli bazı küçük farklarla türkü, semai, varsağı, destan, İlahi ve nefesler için de yaygın olarak kullanılır.

TUYUğ: Türklerin bulup Divan şiirine kazandırdığı bir nazım şeklidir. Maninin divan edebiyatındaki karşılığı sayılabilir. Rubaide işlenen konular tuyuğda da işlenilir. Xıv.yy Azeri şairi Kadı Burhaneddin bu türün kurucusu sayılır.
MUSAMMAT: Bendlerden kurulu nazım şeklidir. ıran edebiyatında ilk defa müseddes şekliyle Menuçihri tarafından kullanılan musammat daha sonra Türk edebiyatına da geçmiş ve divan şairlerinin en çok tercih ettikleri nazım şekli olmuştur.
Musammat başlığı altında tanımlanan nazım şekilleri:
1-Müselles: Her bendi üç mısradan oluşur. ıtibar görmemiştir.
2-Murabba: Dört mısralı bendlerden oluşan musammatlar. Bilindiği kadarıyla Türk edebiyatında ilk murabba Nesimi tarafından yazılmıştır.
Terbi: Bir şairin yazdığı gazele ait beyitlerin önüne aynı vezin ve kafiyede iki mısra ilavesiyle meydana gelir. Mehmet Aydi Baba? nın tanınmış şairlerin gazellerine yaptığı terbiler meşhurdur.
şarkı, Türk edebiyatında şarkı formuna uyan ilk şiirleri Naili, en güzel şarkıları Nedim ve arkı formunda en çok musammatı Enderunlu Vasıf kaleme almıştır.
3-Muhammes: Beş mısralı bendlerden oluşur. 60 şiirle Edirneli Nazmi en çok muhammes yazan şair.
Tahmis: Bir gazelin her beytinin önüne aynı vezinde üç mısra ilave edilerek yazılır.
Taştir: Beytin mıraları aralarına üç mısa ilavesiyle oluşur. İSLAM edebiyatında pek çok şair Ka?b B. Zuheyr?in Kasidetül Bürde?sine tahmis ve taştir yazmıştır.
Tardiye: Muhammesin özel bir şeklidir.
4-Müseddes: Altı mısralı bendlerden oluşur. Türk e.da en çok müseddes yazan şeref Hanım?dır.
Tesdis:Dört mısra ilavesiyle oluşur. Türk şiirinde bu nazım şeklini Fevri meşhur etmiştir.
5-Müsebba: Yedi mısralı bendlerden oluşur.
Tesbi: beş mısra ilavesiyle oluşur. Türk edebiyatında hiç kullanılmamıştır.
6-Müsemmen: Sekiz mısralı bendlerden oluşur.
Tesmin: Altı mısra ilavesiyle oluşur.
7-Mutessa: Dokuz mısralı bendlerden oluşur. Türk edebiyatında ilk örneği Refii Kalayi?ye aittir.
Testi: Yedi mısra ilavesiyle olur.
8-Muaşşer: on mısralı bendlerden oluşur.
Taşir: Sekizer mısra ilavesiyle oluşur.
Terkibi bend ve terci bend.

MANı: Divan edebiyatında tuyuğun karşılığı olan mani, başta aşk olmak üzere hemen her konuda yazılabilen bir halk edebiyatı nazım türüdür. Dörde ayrılır= Düz mani, Kesik(cinaslı) mani, Yedekli mani, Ayaklı mani.

AğIT: genellikle bir ölümün ya da acı, üzücü bir olayın ardından söylenen halk türküsüdür. Ağıt?ın halk edebiyatındaki adı anonim, Divan edebiyatındaki adı ise mersiyedir.

VARSAğI: Güney Anadolu bölgesinde yaşayan Varsak Türkleri?nin özel bir ezgiyle söyledikleri türkülerden gelişmiş bir şekildir. Varsağılar yiğitçe, mertçe bir üslupla söylenir. Halk edbiyatında en çok varsağı söylemiş şair Karacaoğlan?dır.

SEMAı: Kendine özgü bir ezgisi vardır ve bu ezgiyle okunur. Semailerde daha çok sevgi, doğa, güzellik gibi konular işlenir.

DESTAN: Dört mısralı bendlerden oluşan, oldukça uzun nazım biçimidir. Destanın son dörtlüğünde şair mahlasını söyler. Kafiye düzeni koşma gibidir.

TÜRKÜ: Türlü ezgilerle söylenen anonim halk şiiri nazım şeklidir. Halk edebiyatının en zengin alanıdır. ıki bölümden oluşur bent ve nakarat. Nakarat bölümüne bağlama ya da kavuştak ta denir.

KAFıYE: şiirlerin mısra sonlarındaki yazılış ve okunuşları aynı olan ses benzerliğine denir. Kafiye, manzumenin dış yapı özelliklerinden olup ahengi temin eden en önemli unsurdur. Bir sesi bir hece veya bir kelimeden meydana gelir. Kafiye usulünü ilk ortaya koyan Araplardır.
Yapı Bakımından Kafiye: Kafiyeyi meydana getiren seslerin azlığı veya çokluğuna göre yarım, tam, zengin veya cinaslı olabilir. Yarım kafiye mısra sonlarındaki bir sessiz harfin benzeşmesiyle olur. (ecel büke belimizi / söyletmeye dilimizi). Tam kafiye iki sesin benzemesiyle olur. (şekil / değil). Zengin kafiye ikiden fazla sesin benzeşmesiyle olur (unutsak / tutsak). Zengin kafiye üçten fazla sesten oluşuyorsa ve bir kelime diğerinin içinde varsa tunç kafiye olur. (indi/ ikindi). Cinaslı kafiye anlamları ayrı yazılış ve söylenişleri aynı kelimelerden olur (gül erken/ gülerken)
şekil Bakımından Kafiye: Mısra sonlarındaki dizilişlerine göre düz, çapraz, sarma ve karma olabilir.

VEZıN(ÖLÇÜ): Türk Edebiyatında üç çeşit vezin kullanılmıştır. Aruz, Hece vezni ve Serbest vezin.

ARUZ: Arapça bir kelimedir ve ?çadırın ortasına dikilen direk) anlamındadır. Edebiyat terimi olarak ?hecelerin uzunluk ve kısalık (açık-kapalı) temeline dayanan nazım ölçüsü? demektir. Bu vezin Araplardan ıranlılara onlardan da bize geçmiştir.
Aruzda heceler uzun/kapalı ve kısa/açık olarak ikiye ayrılır. Uzun heceler (-) ile kısa heceler (.) ile gösterilir. Açık/kısa heceler seslilerle biten hecelerdir. Ses değerleri yarım kabul edilir. Kapalı /uzun heceler sonu sessizle biter ve ses değeri tamdır. ımale: uzun okuma Zihaf: kısa okuma.
Bu ölçü Türkçenin kelime yapısına pek uygun değildir. Bundan dolayı aruzu ilk kullanan Karahanlılar Türkçenin kelimelerini bozarak kısa heceleri uzun okuma yoluna gitmişlerdir. Bu yeterli olmayınca Arapça ve Farsça kelimeleri eklemeye başlamışlar ve zamanla Türkçeye yabancı kelimelerin girmesine yol açmışlardır. Aruzla yazılan ilk Türk eseri Yusuf Has Hacibin yazdığı Kutadgu Bilig?dir. Türkçe kelimelerle aruz veznindeki başarı Muallim Naci ile başlamıştır.

HECE VEZNı: Milli şiir ölçümüzdür. Kaşgarlı Mahmut?un Divanı Lügatit Türk eserindeki şiirler hece vezniyle yazılmıştır. Türk dil yapısına en uygun ölçüdür. Hece veznine parmak hesabı da denilir. Hece vezninin ?hece sayısı? ve ?duraklar? olmak üzere iki temel özelliği vardır.

SERBEST VEZıN: Hece vezni ve aruz gibi herhangi bir ölçüye bağlı kalınmayan vezindir. Hecelerin açık veya kapalı olmasına ya da sayılarına bakmaksızın şairin tamamen kendi üslubuna göre yazmasıdır. Türk şiirinde 1940?lardan sonra Orhan Veli Kanık ile yaygınlaşmaya başlamıştır. Günümüzde yazılan şiirlerin çoğu serbest vezinde yazılmaktadır.

ÜNİTE 4

 

TÜRK İSLAM EDEBıYATINDA BELAGAT BAşLIBA EDEBı SANATLAR

T.ı.E. METıNLERıNıN DEğERLENDıRıLMESıNDE VAZGEÇıLMEZ ÖLÇÜ
BELAGAT: Sözlükte ?sözün fasih ve açık seçik olması? demektir. Edebiyat terimi olarak iki manada kullanılır. Birincisi meleke ve kabiliyettir. Bu tanım klasik belagat kitaplarında ?sözün fasih olmak şartıyla mukteza-yı hale mutabık olması? şeklindedir. Bu anlamıyla belagat insanda doğuştan var olan ve ona has melekedir.
ıkinci ve klasik belagat kitaplarındaki anlamı ise ?Kelamın fasih olmak şartıyla mukteza-yı hale mutabık olmasının usul ve kaidelerini bildiren ilim? dir. Belagatin bu maksadına ulaşması için şu üç konu hakkında bilgi sahibi olmak gerekir.
Meani: Kelamın mukteza-yı hale uygunluğunu sağlamak için gerekli olanları bilme
Beyan: sözün açık-seçik, kolay ve anlaşılabilmesini temin etme yolları
Bedi?: sözü güzel, süslü ve etkili söyleme usulleri.
Türk belagat literatüründe klasik özellikteki ilk Türkçe eser, örnekleri bakımından zayıf olsa da Ahmet Hamdi?nin Belagati Lisanı Osmanî adlı kitabıdır.

T.ı.E METıNLERıNDE KARILAşILAN BAşLICA EDEBı SANATLAR
1. ıNşA: Türk, Arap ve Fars edebiyatlarında ?resmi yazışmalarda kullanılan nesir dilini ifade eden edebi tür ve dil bilimi? için kullanılmış, zamanla genel olarak her türlü nesir ve düz yazı karşılığında kazanmıştır. Kâtip Çelebi buna ?ıfadede yerine, konusuna ve amacına yakışan güzel ibareler kullanmaktır? şeklinde bir ilavede bulunur. Genellikle nesir halinde yazılan mektup türünün de inşa içinde özel bir yeri vardır. Kâtip Çelebi mektubu inşanın bir dalı olarak ele almıştır.
ınşa kelimesi dar anlamda daha çok münşeat adıyla anılan her türlü resmi yazışma ile bunların bir parçası sayılabilecek mektup vb. metinlerin kaleme alınmasının yollarını ve bu hususlarla ilgili kuralların bilgisini ifade eder.

2. SECı: ınşa ile yakın ilgisi bulunan ve daha çok bir nesir sanatı kabul edilen seci, söze güzellik ve süs katan hususlardan biri olarak kabul edilir. Halemiz ve lalemiz kelimelerini içeren bir cümlede her iki kelimenin son hecesi olan ?le? seciyi meydana getirir. Kelime gruplarında da rastlanan seciler daha çok atasözleri ve vecizelerde bir ahenk unsuru olarak yer almış ve onların ezberlenmesini kolaylaştırmıştır. ?Abdal tekkede hacı Mekke?de bulunur?, ?aç koyma hırsız edersiz, çok söyleme arsız edersin? gibi. Seci sanatının en mükemmel örneği Sinan Paşa?nın Tazarruname?sidir.

3. ITNAB: ?Bir düşüncenin gereğinden fazla sözle ifade edilmesi? anlamına gelir. Hem olumlu hem de olumsuz olarak ele alınmıştır. Türkçe belagat kitaplarında ıtnab üçe ayrılmıştır.
a) Itnab-ı makbul: manayı açıklığa kavuşturma, pekiştirme, mübalağa ve tasvir amacına yönelik bir fayda elde etmek üzere sözü uzatma ya da tekrarlamadır.
b) Itnab-ı mümil: Gereksiz yere sözü uzatma, ifadeye lüzumsuz kelime veya cümle katma işidir.
c) Itnab-ı manevi: ıfadede mananın farklı lafızlarla tekrarıdır. Ör: itaat kıl sözüme olma asi.

4. ıKTıBAS: Kuran ve hadisten alınmış bir ibareyi beyte/mısraa/cümleye yerleştirmektir. Genel olarak iki başlık altında toplanır.
ılki= Muhtahsen iktibas. Söz veya yazıda dini ölçülere aykırı düşmeyecek şekilde yapılan nakillerdir.
ıkiye ayrılır. a) Ahsen iktibas: ıktibas edilen ayet veya hadis arasındaki uygunluğun hoş bir tesir bırakması, muhatapta heyecan uyandırması ve anlamı güçlendirmesinin yanı sıra öğütte vermesidir.
b) Hasen iktibas: Öğüt vermenin dışındaki diğer şartları taşımasıdır.
ıkincisi= Müstehcen iktibas. Ayet ve hadislerden dinin ölçülerine aykırı ve İSLAM adabına uygun düşmeyecek şekilde yapılan aktarmalardır.
Günümüzde edebi veya ilmi her türlü iktibasa ?alıntı? denir. Sözlüklerde ayetlerden, hadislerden ve edebi eserlerden örnek aktarmanın adı olan istişhad da bir nevi iktibastır.

5. ıSTışHAD: Türk edebiyatında bir edebi sanat olarak istişhaddan ziyade ona çok benzeyen ?irsal-i mesel?( örnek olarak atasözü veya özlü söz zikretme) veya ?iktibas? (hadis veya ayet zikretme) tercih edilmiş ve belagat kitaplarında istişhada yer verilmemiştir. şair veya yazarın ifadeyi kuvvetlendirmek, anlamı zenginleştirmek, söz daha sanatlı hale getirmek gibi amaçlarla ayet, hadis, atasözü, vecize, mısra ve beyit zikretmesi istişhadı ortaya çıkarır.

6. TEşBıH: Mecazla birlikte ele alınmış bir sanattır. Teşbihle mecazın esas farkı kelimelerin gerçek anlamıyla kullanılmasıdır. Türkçede teşbih edatı günümüzde kullanılan ?gibi? takısıdır. Teşbihin rüknü dörttür. Benzeyen, benzetilen, benzeme yönü ve teşbih edatı. Bir teşbihte ya bütün teşbih unsurları yer alır veya bunlardan en az ikisi bulunur. Dört çeşit teşbih vardır.
a) mufassal teşbih: Tam teşbihte denilir ve bütün unsurlar bu teşbihte zikredilir.
b) mücmel veya muhtasar teşbih: Benzeme yönü zikredilmez. Anlaşılması zordur.
c) müekked teşbih: Diğerlerine göre daha sanatlı ve üstün kabul edilen bu tür teşbih, unsurlarının mümkün olduğunca azaltılmasıyla ifadenin güçleştirildiği bir söyleyiştir.
d) beliğ teşbih: ıki ana unsurun yani benzeyen ve benzetilenin kullanıldığı teşbihtir.

7. ıSTıARE: Bir kelime veya ibarenin, teşbihi kuvvetlendirmek, onu abartarak muhataba daha güçlü yorum imkânı sağlamak için benzeşme ilgisiyle ve bir karineye dayalı olarak gerçek anlamı dışında kullanılması demektir. Bir kelimeyi asıl anlamı akla getirmeden kullanmanın, manayı güzel ifade etmede en etkili yol kabul edilmesi istiarenin önemini arttırmıştır. Örneğin sersem yerine ?kaz, inatçı yerine ?keçi?, asık suratlı veya zalim yerine ?nemrut?, aşık veya şaşkın yerine ?Leyla? birer istiaredir.
Belagat kitaplarında istiare üç ana başlık altında incelenmiştir.
a) Açık istiare: Yalnızca benzetilenle yapılan istiaredir.
b) Kapalı istiare: Yalnızca benzeyenle yapılan istiaredir.
c) Mürekkep istiare: Bu sanat istiarede yer alan bir unsurun değişik yönleri ve özelliklerinin benzetme konusu yapılmasıyla gerçekleştirilmiştir. Gizli gizli iş yapan kimse hakkında ?saman altından su yürütüyor? denilmesi de bu tür bir istiaredir.

8. MECAZ: Bir ilgi veya ipucu ile gerçek anlamı dışında kullanılan kelime veya terkibi ifade eden bu belagat terimi, kelimelerin manalarına dayalı edebi sanatların en önemli ve yaygın olanıdır.
Kelimelerin anlam bakımından üç farklı özelliği vardır.
a) Manayı hakiki- gerçek anlam: göz kelimesinin görme organı olması.
b) Manayı tali- türeme anlam: terazi kefesi için göz denilmesi.
c) Mecaz anlam: gözü doymaz, aç gözlü deyimlerindeki göz mecazi anlamdadır.
Mecazlar söze güzellik, canlılık ve etkinlik katar, konuşanın ifade etmek istediğinin daha kuvvetle anlaşılmasına imkân tanır. Mecaz denildiğinde mecazı mürselin anlaşılması gerekir.

9. ıRSAL-ı MESEL: Manzum veya mensur bir ifadede söze destek sağlamak, onu daha kolay benimsetmek için herkesçe kabul edilmiş bir başka sözü, özellikle atasözünü kullanma sanatıdır.

10. TAZMıN: Başka bir şaire ait olan mısranın bir şiirde kullanılması anlamına gelir. Tazminde alıntılanan şiir parçasının kime ait olduğunu söylemek bir kuraldır.
11. TECAHÜL-ı ARıFANE: şiir ve nesirde ?bilinen bir hususun bir nükteye bağlı olarak bilinmiyormuş gibi ifade edilmesi? sanatıdır. Batı reotiğindeki karşılığı ironidir. şair bunun için aslında muhatabına cevabını bildiği sorular sorar. Böylece hem maksadı doğrudan söylemenin basitliği kırılmış olur, hem de söze nükte ve zarafet kazandırır.

12. TEşHıS VE ıNTAK: Teşhis ?varlıkların kişileştirilerek yeni kimlikler kazanması? şeklinde tanımlanabilir. ıntak ?konuşma, insan gibi dile gelme? demektir. Teşhis genelde intak ile bütünlük kazandığından her intak sanatına başvurulduğunda orada teşhiste bulunur.
Günümüzde çocuklar ve gençler için yazılan fabllarda bu sanattan bolca yararlanılmaktadır.

13. HÜSN-ı TALıL: Bir olayın gerçek sebebinin göz ardı edilerek heyecan unsurunun ön plana çıkarılması sanatıdır. Hadiselere o andaki ruh halinin yorumunu katmak, hayatı ve dış dünyayı gönlüne aksettiği gibi algılamak isteyen her sanatkâr bu sanata başvurur.

14. TENASÜB: Sözlükte uyum, orantı, yakışma anlamına gelir. Edebiyat terimi olarak ?aralarında karşıtlık dışında bir ilgi bulunan iki veya daha çok kelimenin anlam güzelliğini ve bütünlüğünü sağlamak amacıyla aynı sözde bir araya getirilmesi? demektir. Anlamca yakın kelimelerin gelişigüzel veya zorunlu biçimde bir araya getirilmesiyle tenasüb gerçekleşmez. Agehi?nin ?Keşti Kasidesi? sırf tenasüb sanatına dayalı yazılan şiirler bir örnektir.

15. LEFFÜ NEşR: Cümlenin kuruluş ve dizilişiyle ilgili, anlama güzellik katan söz sanatlarından biri olarak tanımlanabilir. Bu sanatta önce iki veya daha fazla unsur ayrı ayrı zikredilir(leff), ardından bunların her biriyle ilgili öğeler anılır(neşr).

16. TELMıH: Arap-Fars-Türk kültür ve edebiyatına ait ?bir metinde bu kültürlerin örnek gösterilecek değerlerine sahip bir kişi veya olaylarla ayet, hadis, kelamı kibar, atasözü vb. kalıplaşmış ibarelere gönderme sanatıdır. Telmihin iktibastan ve irsal-i meselden farkı sadece işaret etmesidir.

17. EBCED: Arap alfabesinin ?ilk tertibi ve harflerinin taşıdığı sayı değerine dayanan hesap sistemi?.
Mesela ıstanbul fetih yılı k.kerimdeki ?beldetün tayyibe? kelimesinin ebcedle karşılığı olan 1453 yılına rast gelmekte, bu ise Müslüman topluluklar tarafında İlahi mucize olarak kabul edilmektedir.

18. TARıH DÜşÜRME: Türkçede tarih manzumesi yazarak vuku bulan hadiselerin tarihlerini zikretmeye ?tarih düşürme, tarih yazma? denilir. Başlangıçta öğrenme ve ezberleme kolaylığı için çıktığı tahmin edilen tarih düşürme, daha sonra şairliğin gereklerinden biri sayılarak bir nevi sanat gösterme arcı ve sanatkârın kudretinin göstergelerinden biri sayılmıştır.
Tarihler farklı biçimlerde düzenlenmiştir. a) lafzen tarih: verilecek tarihin rakamla değil sözle zikredilmesidir. b) manen tarih: olayın tarihini ebced hesabına göre harflerin sayı değerinden çıkarılmasıdır. c) lafzen ve manen tarih: ikisinin de kullanılmasıdır.

ÜNİTE5

1.Türklerin İslamı kabulünden sonraki muhtemel ilk Türk İslam eserleri nelerdir? Bu eserler hangi döneme rastlamaktadır?

*İslami dönemde Türklere ait ilk eserlerin Kur’an tercüme ve tefsirleri olması muhtemeldir. Bunlar Karahanlılar dönemine rastlamaktadır. Aynı dönemde Gaznelilerde hüküm sürmüş ancak yöneticileri Türk de olsa Farsça konuşan toplulukların fazla olması nedeniyle Türkçe eserlere rastlanmamıştır. İranlı büyük şair Firdevsi(ö. 1020)nen Şehname adlı mesnevisi Hazneli Mahmud’a sunuluşur.

2.Bu dönemde kullanılan dil hakkında bilgi veriniz.

*Bu dönemde Hakan iye Türkçesi olarak bilinen Karahanlı Türkçesi kullanılmıştır. Uygur yazısı ile Arap yazısı da kullanılmıştır. Selçuklu döneminde Türk edebiyatımız zayıflasa da beylikler ile canlanmış Osmanlı’da zirveye ulaşmıştır.

3. 11. ve 12. yy. hangi eserler yazılmıştır?
*İlk eserler hakaniye Türkçe’si ile yazılan Kutadgu bilig Divan-ı lugati’t Türk Atabetül hakayık ve Divan-ı Hikmettir.

4. Yusuf Has Hacib ve eseri Kutadgu Bilig hakkında bilgi veriniz.
*Asıl adı Balasagunlu Yusuftur. Balasagunda yazmaya başladığı eseri 1069-1070 de kaşgar’da tamamlamış dönemin hükümdarı Tavgaç Kara Buğra Han’a sunmuştur. Ve has Haciblik(başmabeyincilik)göreviyle mükafatlandırılmıştır. Kutadgu bilig(mutluluk veren bilgi) bilinen ilk Türk İslam edebiyatı eseridir.4 şahsiyet vardır:1.küntogdı(hükümdar)doğruluğu ve adaleti 2.ay toldı(vezir) mutluluğu 3.ögdülmiş(vezirin oğlu) aklı 4.odgurmış (vezirin kardeşi) kanaati temsil eder. Karşılıklı konuşma şeklinde yazılan kitap 6645 beyitlik bir mesnevidir.3 nüshasında herat Uygur kahire ve fergana Arap harfleriyle yazılmıştır.

5. Divan-ı lugati’t Türk hakkında bilgi veriniz.
* Türk dillerinin divanı(lugatı) anlamına gelir. Kaşgarlı Mahmud tarafından Araplara Türkçeyi öğretmek amacıyla yazılmıştır. Saltuk Buğra Han’ın 6. kuşaktan torunu Kaşgarlı Mahmud 5 yıl boyunca Türk boylarının yaşadığı bozkırları şehirleri gezerek Türk lehçe ve manzumelerini yazmış 1077′de Abbasi halifesi Muktedi Biemrillah’a sunmuştur. Dilin tüm gramer özelliklerini kapsayacak şekilde sekiz ana bölümden oluşur. Eserde ayrıca Kaşgarlı Mahmud’un çizdiği dünya haritası da yer almaktadır.

6.Edip Ahmed Yükneki ve eseri Atabetü’l Hakayık hakkında bilgi veriniz.
*Edip Ahmed’in Yüknek’te 11.yy. sonların ile 12. yy. başlarında yaşadığı düşünülmektedir. Dini ilimlere vakıf Arapça ve Farsçayı iyi bilen Ahmed yükneki’nin Hakikatler Eşiği anlamına gelen Atabetül Hakayık adlı kitabı bir manzum ahlak kitabıdır. Medhiyeler hariç mani tarzında (aaxa)kafiyelenen dörtlükler halinde yazılmıştır. Eser Emir Muhammed Dad Sipehsalar Bey adında bir hükümdara sunulmuştur. Müellif önce Allah(cc)’ı peygamberi 4 sahabiyi ve hükümdarı beyitlerle över sonrasında ahlaki konuları nasihat uslubuyla dörtlük halinde yazar.

7.Hoca Ahmed Yesevi ve eseri Divanı Hikmet hakkında bilgi veriniz.
* Tasavvufun ile bağlantısını yazınız. Dini eserler ile tasavvufi eserlerdeki konu farkı nedir?
Türkler arasında tarikat kuran ilk mutasavvıftır. Arslan Baba intisap etmiş vefatından sonra Buhara’da Şeyh Yusuf Hemedani’ye intisap etmiştir. Şeyhinin vefatından sonra 3. halife o olmuş ve Yesi’ye gelerek irşada başlamıştır. Mansur Ata Said Ata ve Süleyman Hakim Ata meşhur talebelerindendir. 63 yaşında Efendimiz(sav) hürmeten bir kuyu kazdırıp orda yaşamıştır. Hikmet kelime olarak hakimlik bilgelik sebep manalarına gelir;edebi olarak ise Ahmed Yesevi’nin dini tasavvufi manzumelerine denir. Orta Asya’da tasavvuf edebiyatının Divan-ı Hikmet il başlamıştır. Dini eserler akaid tefsir fıkıh gibi dinin zahiri yönünü anlatırken tasavvufi eserler ilahi aşk varlık bilgisi nefsin mertebeleri seyru süluk yollarını öğreten bilgileri içerir

8.13.yy anadolu sahasında yazılan ilk eserler nelerdir?

*Fetihlerde başarı gösterenleri anlatan destanlar ilk eserlerdir. Bunlar Battalname Danişmendname Saltukname gibi eserlerdir. Eski edebiyattaki alp tipi İslami hüviyet kazanarak gazi tipine dönüşmüştür.

9.Mevlana Celalettin Rumi kimdir ve eserleri nelerdir?
*Afganistan sınırlarındaki Belh şehrinde doğmuştur. Önce İran’a sonra Anadolu’ya gelmişlerdir. Türk asıllı olmasına rağmen eserlerini Farsça yazmıştır. Eğitimini babası Burhaneddin Veled’den sonra onun öğrencisi Seyyid Muhakkik Tirmizi almıştır Şemsi Tebrizi Selahaddin Zerkub ve Mesnevi için teşvik eden Hüsameddin Çelebi ile dostluk kurmuştur. 17 Aralık 1273 yılında Konya’da vefat etmiştir.3′ü mensur beş adet eseri bulunmaktadır. Divan-ı kebiri santçı kişiliğini ortaya koyan lirik şiirlerden oluşur ve Şems mahlası ile yazmıştır.2. Eseri mesnevidir. Mevlana’nın olgunluk eseridir ve ilk 18 byitini bizzat yazmıştır. 25600 beytini Hüsamettin yazmıştır. Mesnevi tercüme ve şerhleri yazılmıştır. Ankaralı İsmail Rusuhi Efendi Bursalı İsmail Hakkı Ahmet Avni Konuk Tahir Olgun Abdülbaki Gölpınarlı Şefik Can tanınmış Mesnevi şarihlerindendir. Diğer eserleri çeşitli konulardaki sohbetlirini ieren Fihi Ma fih ve yedi meclis anlamındaki Mecalis-i Seb’a Mevlana’nın gençlik dönemindeki 7 vaazıdır. Son seri Mektubat 145 mektuptan oluşur.

10.Hacı Bektaş-i Veli kimdir ve eserleri nelerdir?

*Ahmed Yesevi’nin mürididir. Bektaşilik tarikatını kurmuştur. Esrleri Makalat Kitabül fevaid Fatiha Süresi Tefsiri ve Şathiye ile nasihatlerini içeren risaleleri vardır. Arapça yazılmış sonradan mensur ve manzum olarak Türkçeye çevirilmiştir. 4 kapıdan oluşur:şeriat tarikat marifet ve hakikat. Her bir kapı on prensibi içerir toplam 40 makamın açıklamasıdır.

11.13.yy. sonunda Farsça yanında Türkçe’nin kullanılmaya başlanmasının sebebi nedir?

*Karamanoğlu Mehmed Bey Türkçe’den başka dil kullanılmayacak fermanı Türkçe yazma konusunda alim ve edipleri cesaretlendirmiştir.
12.Yunus Emre ve eserleri hakkında bilgi veriniz.

*Tasavvuf edebiyatının en önemli şairidir. Ümmi olduğu nakledilir; ancak tekkede yetişmiş ilahi bilgiyle donanmış alim ve arif bir kişidir. Türkçe tasavvufi terim dilinin kurucusu sayılır. Divan’ı ve risaletün-nushiye isimli mesnevisi vardır. Divanında ilahi nutuk ve nefes tarzı ilahi aşkı anlatan şiirler vardır. Münacaat miraciye naat nasihatname vb. Tarzda şiirlere de rastlamaktadır. Risaletün-nushiye de ise 600 beyitle didaktik tarzda ruh ve akıl kibir ve kanaat buşu(gazap) sabır bulh ve haset gıybet ve bühtan olmak üzere 6 bölüm vardır.

13.Yunus Emre ekolünü benimseyen sonraki mutasavvıf şairler kimlerdir?

*Kaygusuz Abdal Eşrefoğlu Rumi İbrahim Ümmi Sinan Aziz Mahmud Hüdayi Vahip Ümmi Elmalı Ümmi Sinan Niyazı Mısri Said Emre Kemal Ümmi ve İbrahim Tennure Yunus Tarzında yazan şairlerdendir.

14.13.yy. diğer yazarları kimlerdir eserleri nelerdir?
* Mevlana’nın oğlu Sultan Veled (divan ibtidaname intihaname rebebname isimli manzum; maarif adlı mensur eserleri vardır. Mevleviliği sistemli tarikat haline getirdiği için önemlidir.) Şeyyad Hamza(yusuf u züleyha Dasitan-ı sultan Mahmud) Ahmed Fakih( ölüm ve ahireti konu edinen ve bazılarına göre ilk MEVLİD örneği Çarhname kutsal mekanları anlatan Kitabü Evsaf-ı Mesacid) bu dönemin eserleridir.

15.Anadolu’da tasavvuf edebiyatı kaç kola ayrılır bunlar nelerdir?

*İki ana kola ayrılır. İlki Mevlana ve Sultan Veled kolu divan edebiyatı nazım şekillerini kullanırlar. İkincisi Yunus Emre çizgisi genellikle halk edebiyatı nazım şekilleri kullanılır.

16.14.yy. Türkçe’nin yazı dili haline gelmesinde niçin önemlidir?
*Bu dönem eserleri nelerden oluşur?
Bu dönem Eski Anadolu Türkçesi yada Eski Dönem Osmanlı Türkçesi olarak adlandırılır. Selçukluların yıkılmasından sonra kurulan beylikler edebiyat tarihi açısından geçiş dönemi özelliği taşır. Selçuklu sultanları kadar iyi eğitim almamış Beylerin Türkçeden başka bir dil bilmemesi ve eserlerin Türkçe yazılması için teşvik etmiştir. Bu dönemde beylere takdim edilen eserlerde kısa sürelerin(Yasin tebareke Fatiha süreleri gibi) tefsirleri kısas-ı enbiya ve tezkiretül enbiya tercümelri bulunmaktadır.

17.14. yy. sanatçıları kimlerdir eserleri nelerdir?

*Gülşehri Kırşehir’e bağlı Gülşehri’de doğduğu için bu mahlası kullanmıştır. Asıl adı Süleyman’dır. Feridüddin Attar’ın Mantıkut tayr(5000 beyit) isimli eserini Türkçe’ye kazandırmıştır.Aşık Paşanın oğlu Elvan Çelebi(menakıbül kudsiyye adlı mesnevisi vardır.) Erzurumlu Kadı Mustafa Darir anadan doğma kör olduğu için darir danmiştir.İbni hişam Vakıdı gibi siyercilerden yararlanarak yazdığı Siretün nebisi meşhurdur.Fütuhuşşam tercümesi Yüz hadis tercümesi ve kıssai Yusuf diğer eserleridir.Azeri olan Seyyid Nesimi en önemli şairlerdendir. Hurifiliğin kurucusu Fazlullah-ı hurifiye intisap etmiş inancı gereği Halep’te derisi yüzülerek öldürülmüştür. Divan şiiri öncülerinden Ahmedi (iskerdername) Kardeşi Hamzavi (Hamzaname) Sulu Fakih (Kıssa-ı yusuf) Dursun Fakih(Hz. Ali Gazavatnameleri Muhammed Hanefi cenknameleri) Said Emre(makalat tercümesi) ve Abdal Musa(nasihatname) bu dönemin en ünlü yazarları ve eserleridir.

18.Aşık Paşa hakkında bilgi veriniz.

*Aşık Paşa Kırşehir’de doğmuş asıl adı Ali’dir. Garipname (on bölümden oluşur hepsinde onar hikaye bulunur.12000 beyit olduğu 550 konudan bahsettiği bilinmektedir. Garipname’yi yayınlayan Kemal Yavuz ise 10.613 beyit tespit etmiştir.) Fakrname Vasf-ı hal Kimya risalesi sema risalesi ve tasavvuf risalesi eserleridir.

19.15. yy. ilk göze çarpan müellifi kimdir? Hakkında bilgi veriniz.

*Süleyman Çelebidir. Vesiletün necatı Bursa Ulucami’de imamlık yaparken yazmıştır. Failatün failatün failün kalıbıyla yazmıştır. Sade külfetsiz dil samimi bir dil ile kaleme almıştır. Sehli Mümteni (kolay görünmesine rağmen benzerinin söylenmesi zor söz)tarzının güzel örneklerindendir.

20.Süleyman Çelebi Vesiletün-necat’ı yazarken hangi iki kaynaktan yararlanmıştır?

*Erzurumlu Mustafa Darir’in Siretün nebi eseri ile Aşık Paşa’nın Garipnamesinden yararlanmıştır.

21.Hacı Bayram-ı Veli kimdir?

*Bayramiye tarikatı kurucusudur. 2 si aruzla 3 heceyle 5 şiir yazmıştır. Sayıca az olada şiirleri edebiyata önemli katkıda bulunmuştur.

22.Kaygusuz Abdal’ın eserleri nelerdir?

*Asıl adı Alaaddin Gaybi’dir. Yunus tarzının en eski takipçilerindendir. Manzum eserleri: Divan Gülistan Mesneviler Gevhername Minbername; mensur eserleri: Budalaname Kitab-ı miglate Vücutname karışık eserleri ise dilgüşa ve saraynamedir.

23.Muhammediye eseriyle tanınan Yazıcıoğlu Mehmed ve eseri hakkında bilgi veriniz.

*Gelibolu’da yaşamıştır. Babası devlet işlerinde yazıcı(katip) olarak çalışmış şemsiyye adlı manzum astroloji kitabıyla tanınmıştır. Muhammediyye eseri daha önce kendisinin Arapça yazdığı megaribüz zaman’ın manzum çevirisidir.9000 beyitten oluşup peygamberimizin hayatı kıyamet alametleri ve ahiret haytı olmak üzere üç bölümden oluşur. Kardeşi Ahmed-i Bican meğaribüzzamanın mensur çevirisi Envarül aşıkını yazmıştır.

24.Yunus tarzı şairlerden İznikli Eşrefoğlu Rumi hakkında bilgi veriniz. Ve önemli eserlerini yazınız.
*Hacı Bayramı Veli’nin kızıyla evlidir. Şiirlerini divanda toplamıştır. Aruzla birlikte hece veznini de kullanmıştır. Şiirlerini Divan’da toplamıştır. Muzekkin nüfus adlı eserinde tasavvufi ahlakı Tarikatname’de tarikat adabı ve ehli beyt sevgisini anlatmaktadır.

25.Seci sanatlı nesrin en önemli örneklerini veren yazar kimdir eserinin adı nedir?
*Sinan paşa’dır eseriise Tazarruname’dir. Tazarruname varlık aşk ve halleri Allah’a yakarış ve dua yer alır. Maarifname(nasihatname) adlı eseri ise ahlaki öğüt kitabıdır ve Feridüddin attar’ın Tezkiretül evliyası esas alınarak yazılmıştır.
26.Aydınlı dede Ömer Ruşeni hakkında bilgi veriniz.
*Halveti Tarikatına mensup olmakla birlikte mevleviliğe hayrandır. Aydınlı olduğu için Ruşeni mahlasını kullanır. Divanı tasavvufi incelikleri anlattığı miskinname mesneviyi öven der mehdi mesnevi neyi ve Mevlana’nın ilk 18 beytinin tercümesini içeren neyname mesnevide geçen Musa ile Çoban kıssasını anlatan çobanname ve maşuk ile aşıkı katip ile kaleme benzeten kalemiyye eseri bulunmaktadır.
27.15.yy. diğer yazar ve şairleri kimlerdir eserleriyle birlikte yazınız.
*Ahmed Dai (ebulleys semerkandi tefsiri tercümesi miftahul cennet vesiletül müluk li ehlissüluk(ayetel kürsi tefsiri) ve Tezkiretül evliya tercümesi Şeyh Elvanı Şirazi(mahmud şebusterinin Gülşen-i Raz eseri nazım halinde çevirisi Hatipoğlu Muhammed (hacı bektaşi velini makalatının çevirmiş eserine bahrül hakaik adını vermiştir. Ayrıca mülksüresi tefsiri Letayifname ile yüz hadis tercümesi ferahname eserleri vardır. Balıkesirli devletoğlu Yusuf(vikaye tercümesi Muinüddin bin Mustafa’nınMesnevisinin tercümesi ve şerhini II.murat’a ithaf etmiştir.) Akşemseddin(tıp din ve tasavvufi alanda eserler) Kemal Ümmi (Divanve Kırk Armağan) Abdurrahim-i Karahisari( kaside-i bürde tercümesi minyetül ebrar) İbrahim Tennuri (Gülzarı manevi) Akşemseddin’in oğlu Hamdullah Hamdi(yusuf u züleyha mevlid-i nebi Leyla ile Mecnun tuhfetul uşşak Kıyafetname isimli beş mesnevi ilk Anadolu’daki HAMSE sahibi şair olmuştur.)

ÜNİTE6

 

 

Kitaptan Çalış…

 

 

 

 

 

 

 

ÜNİTE7
1.Manzum eserlerde müellifin adet ve geleneğe uygun olarak
takip ettiği sıra nasıldır?

—Besmele tevhid-münacat nat sebebi telif-i kitap

2.Mensur eserlerde takip edilen sıra nasıldır?

—-Besmele hamdele salvele amma badü

3.Eski edebiyatımızın ilk kaynağı nedir?

—-Kuran

4.Besmelenin dayanağı nedir?

—Hz. Peygamberin;Her iyi ve güzel işe Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla başlanmamışsa o işten hayır gelmez sonu güdük ve verimsizdir.hadisidir.

5.Hamdelenin anlamı nedir?

—Allaha şükretme anlamına gelen el-hamdu lillah cümlesinin kısaltılmış şeklidir.

6.Hamdelenin dayanağı nedir?

—-Fatiha süresinin ilk ayeti ve Peygamberimizin hutbelerine Hamdu sena ile başlaması

7.Amma bad nedir?

—-Allah hamd Peygambere selatu selamdan sonra anlamında bir deyimdir.faslu hitab da denir
8.Mesnevilerde Amma badü deyimi yerine hangisi getirilir?

—Sebebi telifi kitap ibaresi

9.Manzum eserlerde besmeleden sonra hangi bölüm bulunur?

—Öncelikle tevhid bazen de tevhid ve münacat birlikte bulunur.

10.Allahın varlığına ve birliğine dair yazılan manzumelere ne denir?

—Tevhid

11.Mensur türde yazılan tevhid ve münacatların ortak adı?

—Tazarru name

12.Türk islam edebiyatında Hz. Peygamberin hayatını vasıf ve güzelliklerini mucizelerini anlatan;hadislerin kırk kadarını bir araya getirerek oluşturulan eserlere ne denir?

—Hadisi Erbain

13.Türk islam edebiyatımızın en sevilen eserlerinden bazıları?(eserlerin içinde yer alır yer almaz gibi sorulabilir)

—Yunus Emre ilahileri Yazıcıoğlu Mehmed in Muhammediyesi Süleyman Çelebi nin Mevlidi Ahmet Cevdet Paşanın Kısasul Enbiyası

14.Dini-edebi nazım türleri kaç gruptur?

—Allah la ilgili nazım türleri Peygamberle ilgili nazım türleri Dini ahlaki nazım türleri.

15.Allahtan bir şeyi dilemek için ona yalvarmak ve yakarmak için yazılmış nazım türü hangisidir?

—-Münacat

16.Esmaül Hüsna ifadesi Kuranda kaç yerde geçmektedir?

—4 yerde.Araf İsra Taha Haşr

17.Esma-ı Hüsna Havası nitelemesi nedir?

—Esma ı hüsnadaki hangi ismin hangi faydaya yönelik olduğudur.

18.Esma-ı hüsnayla ilgili en çok eser verilen dil?

–Arapçadır onu Türkçe ve Farsça izler

19.Münacat nazım şekli Türk edebiyatımıza ne zaman girmiştir?

—-12. yydan itibaren

20.Arapça olarak yazılan esma-ı hüsnalar?

—Gazali————–Maksadul Esna fi şerhi Esmaillahi hüsna
—Beyzavi————Müntehel müna fi şerhi Esmaillahi hüsna
—Fahreddin Razi—-Levaimul Beyyinat şerhü Esmaillahi Teala vessıfat

21.Farsça yazılmış Esma-i hüsnalar?

—Abdurrahman Cami——–Risaleyi Muammayı Nefise
—Mir Hüseyin eş Şirazi—–Şerhul Esmail hüsna

22.Lami Çelebi tarafından farsçadan Türkçeye tercüme edilen Şerhul Esmail hüsna eseri kimindir?

— Mir Hüseyin eş Şirazi

23.Türkçe manzum esma-ı hüsna kaleme alan şairlerden bazıları?

—Şeyhoğlu Mustafa
—İsa Saruhani—şerhu Esmail Hüsna
—Ahmed Şakir Paşa
—İbrahim Cudi
—Bıçakcızade İsmail Hakkı

24.Kuran da ALLAH ismi ilk olarak hangi surede yer alır?

—besmele ayet olarak görülmezse Fatiha da yer alır

25.Manzum tevhidler hangi nazım şekliyle yazılmıştır?

—Çoğunlukla kaside mesnevi gazel şeklinde yazılmıştır

26.Tevhidlerin öncelikli konusu nedir?

—Allahın zati ve subuti sıfatları

27.Türk islam edebiyatının konu bakımından en önde gelen eserleri hangi türlerdir?

—Tevhid

28.tevhidler hakkında genel bilgi veriniz?

*vahdet kelimesinden gelir
*tevhidler Türk islam edebiyatının konu bakımından en önde gelen eserleridir
* Çoğunlukla kaside mesnevi gazel şeklinde yazılmıştır
*tevhidlerde işlenen konular ayet ve hadislerden alıntı yapılarak veya bu iki kaynaktan da yararlanılarak kaleme alınmıştır.
*Allahın zati ve subuti sıfatları öncelikli konusunu oluşturur
*Tasavvufi ve Dini olmak üzere iki çeşit tevhid türü vardır.

29.Dini tevhidlerin konusu?

—Adem peygamberi topraktan yaratmış olan Allah ın ilminde saklı ve gizli varlıkların kudret kalemiyle meydana gelişi zuhur edişi anlatılır.

30.Tasavvufi tevhidlerin mahiyeti nedir?

—Tasavvufi tevhidlerde Kenzi mahfi esasına dayalı bir anlatım vardır.
31.Kenzi Mahfi nin açıklaması?

—Gizli Hazine demektir.

32.İran ve Anadoludaki şairlerin –Allahın kendi güzelliğini temaşa ve yokluk aynasında tecelli etmesi- lafzı neyi ifade eder?

—Kainatın yaradılış nedeni

33.Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım ayeti tasavvufi tevhidde neyin dayanağını oluşturur?

—-Kenzi mahfi esasını

34.Tevhidlerde işlenen esas ve konular nelerdir?

*Allahın zati ve subuti sıfatları
* Adem peygamberi topraktan yaratmış olan Allah ın ilminde saklı ve gizli varlıkların kudret kalemiyle meydana gelişi zuhur edişi
* Kenzi mahfi esasın
*Vahdet-i vücüt (varlıkta birlik)
*Kainat Allahtan bir nişan ve alamettir.
*Allahı dünya gözüyle görmek mümkün değildir.
*Allahın zatı idrak edilemez ve buna insan güç yetiremez
*Allah mülkün sahibi şehadet ve gayb aleminin Halıkıdır
*Allah nasıllık ve nicelikten münezzehtir.
*Sonsuz ve sınırsız zaman ve mekan kayıtlarından uzaktır
*Allahın eşi ve ortağı yoktur.(ihlas sures)
*Merhametlilerin en merhemetlisidir.(erhamur-rahimin)
*Bütün eşya ve varlıkta nuru zahir olmuş tecelli etmiştir.
*Gönül levhasından masivanın (Allahtan gayrı herşeyin)silinmesi şarttır.
gibi esaslar tevhidlerin içinde yer alır.

35.Mutasavvıf şairlerin tevhidlerinde en çok vurguladıkları felsefe nedir?

—vahdeti vücut

36.Peygamberler Hakkı Hakka ulaştırmak isal etmek için gönderilmiştir.Halk ile Hak yek vücut olsalardı neyi isal edecek ulaştıracaklardı .beyti kime aittir?

—Mevlana Celalettin Rumi

37.Bu beytiyle Rumi ne anlatmak istemiştir?

—Vahdeti Vücut inancına kail olanları onu savunanları kökten reddetmiştir.

38.Vahdeti Vücudun temel düsturunu özetleyen iki söz ?

—La mevcude illellah(Allahtan başka varlık yoktur)
—Leyse fil vücudi illellah(Mevcudatta Allahtan başkası yoktur.)

39.Tasavvufi tevhid örneği yazan şairlerimizin bazıları ?

—Nevi Niyazi Mısri Muhyiddin ibnulArabi Celalettin Rumi.Sadreddin Konevi

40.Muhibbi mahlasıyla şiir yazan padişahımız kimdir?

—Kanuni Sultan Süleyman

41.Tevhidlerde işlenen –varlığın birliği-esası nedir?

—vahdeti vücut

42.Münacat Antolojisi kimin eseridir?

—Cemal Kurnaz

43.Münacatın kelime anlamı?

—Fısıldamak kulağa söylemek iki kişi arasında geçen gizli konuşma

44.Mensur eserlerdeki Hamdelenin şiirdeki karşılığı?

—münacat

45.Münacat hangi nazım şekilleriyle yazılmıştır?

—kaside gazel kıta mesnevi rubai

46.Münacatla Tevhid arasındaki fark?

—tevhidlerde Allahın zati ve subuti sıfatlarına yüceliğine ve kudretine yer verilirken münacatlarda kulun hatalı kusurlu ve aciz olduğu vurgulanarak Allah tan yardım isteği ön plana çıkar.

47.Münacatlarda en çok Allahın hangi sıfatlarından bahsedilir?

—Celal Cemal Kıdem ve Beka

48.Münacat yazan şairlerden bazıları?

—Fuzuli Arif Nihat Asya Yunus EMRE Fenayi Cennet Efendi Cahit Zarifoğlu.

49.Hangi nazım şekliyle yazılan tevhidlerde direk konuya geçilerek diğer bölümlere yer verilmez?

—Kaside şeklinde yazılan tevhidlerde

50.Salvele nedir?

—Allahümme salli ala seyyidina Muhammed cümlesinin kısaltılmış şeklidir.

51.Salvelenin Kurandaki delili nedir?

—Ahzap suresinde geçen sallu ve sellimu emirleri salatu selam getirme görevini müslümanlara yüklemiştir.

ÜNİTE8
1.Kasideyi Bürde yi yazmak suretiyle Peygamberin affına mazhar olan şair kimdir?

—Kab bin Züheyr

2.Sözlükte birşeyi vasıflandırmak medhederek analtmak manalarına gelen Hz.Peygamber için yazılmış medih şiirlerine ne denir?

—Na’t

3.Türk edebiyatında diğer türler içinde en bol ve yaygın olan na’t edebiyatımıza ne zaman girmiştir?

—11. y.y.dan itibaren

4.Na’t lar divan ve mesnevilerde genellikle hangi bölümlerden sonra yer alır?

—Tevhid ve münacatlardan sonra

5.Na’tlar hangi nazım şekilleriyle yazılır?

—Daha çok kaside nazım şekliyle yazılmakla birlikte gazel mesnevi kıta müstezat terci bent ve terkibi bent musammat rubai tuyuğ müfretve mısra şeklinde yazılır.

6.Şairlari na’t yazmaya yönelten sebep nelerdir?

—Peygamber aşkı ve şefaatine nail olma isteği

7.N’at hangi konuları işler?Muhtevası?

—Hz. Peygamberin isim ve sıfatları kainatın efendisi yaratılışın gayesi ve Allah’ın sevdiği oluşu örnek ahlakı üstün vasıfları fiziki özellikleri mucizeleri diğer Peygamberlerden üstünlüğü ayet ve hadislere dayanılarak dile getirilir; son bölümlerde şair günahkarlığını itiraf edip şefaat talebinde bulunur.Ardından kıyamet gününün tasviri o çetin günde şefaat yetkisinin yalnız peygambere ait olduğu
belirtilerek onun alemlere rahmet olarak gönderildiği vurgulanır.

8.Türk edebiyatında ilk nat örneğine hangi eserde görülür?

—Kutadgu Bilig

9.Çağatay edebiyatında nat şairi unvanına layık görülen şair kimdir?

—Ali Şir Nevai

10.Divan edebiyatında en çok tanınan natlar arasında yer alan Su Kasidesinin şairi kimdir?

—Fuzuli

11.Dört halife için yazılan na’t lara ne denir?

—na’t-ı çehar yar-ı güzin

12.Divan edebiyatında öne çıkan nat şairleri ?

—Şeyh Galib Nabi Fehim-i Kadim Nazim Neşati

13.Mecmua-i nuut nedir?

—Bazı şiir mecmualarının tamamıyla na’tlara hasredilmiş olmasıdır.

14.Nat’ın hangi sanat dallarıyla ilgisi vardır?

—bazı eserlerinin bestelenip cami ve tekkelerde söylenmesi dolayısıyla musikiyle ayrıca beyitlerin hat sanatıyla levhalara nakşedilmesiyle de hat sanatıyla ilgisi vardır.

15.Sadece na’tlardan oluşan divanlar açıncı y.y.da yazılmaya başlanmıştır?

—17. y.y.da

16.Siyer nedir?

—.Kelime anlamı bir kimsenin hali tavrı gidişi ahlakı hal tercümesi demek olup edebiyatımızda Peygamberimizin hayatını anlatan eserler için kullanılan terimdir.

17.Siyer türünün kaynakları nelerdir?

—Kuran hadis ilmi sahabeden gelen rivayetler megazi kitapları

18.Bilinen ilk türkçe siyer kitabı hakkında bilgi veriniz?

—Darir’in 790’da Kahire de tamamladığı ve muhtemelen Mısır sultanı Berkuk’a takdim ettiği Tercüme-i Siyeri nebi adlı eserdir.
**Önemli siyer eseleri ve yazarları;
-Lamii Çelebin——-Tercemei Şevahidi Nübüvve
-Üsküplü Çırakcızade Muhammedb. Muhammed( Altıparmak )—Delaili Nübüvve
Ayrıca Veysi Nabi Nazmizade Mustafa Efendi Şeyhülislam Karaçelebizade Abdulaziz Efendi Eyüp Sabri Paşa nın siye eserleri mevcuttur.

19.Hz. Peygamberin doğumunu anlatan manzum eserlere ne denir?

—Mevlid

20.Mevlid bir edebi tür olmasının dışında hangi anlamlarda kullanılır?

—Hz. Peygamberin doğum yıl dönümünde yapılan tören ve bu törenlerde okunmak üzere yazılmış eserin ortak adıdır.

21.İlk türkçe mevlit metni hangisidir?

—Süleyman Çelebi nin 812 de kaleme aldığı Vesiletün-necat

22.Mevlid lerin özellikleri?

*Mesnevi tarzında yazılmıştır.
*Hz. Peygamberin doğumu üzerinde durulmakta ardından miracı ele alınmakta çeşitli mucizeleri anlatıldıktan sonra vefatından bahsedilmektedir.
*Hemen hepsi ehli sünnet inancı doğrultusunda kaleme alınmıştır.
*Ayet ve Hadislerden alıntılar yapılmıştır.
*Bidat denilebilecek fikir ve hikayelere yer verilmemiştir.
*Salavatın bulunduğu tekrar beyitleri vardır.

23.Sözlük anlamı süs zinet cevher güzel sıfatlar güzel yüz anlamına gelen edebi terim hangisidir?

—Hilye

24.Hilye nin terim anlamı?

—Hz. Peygamberin fiziki özelliklerini vasıflarını ve güzelliklerini anlatan edebi eserlerle aynı konuda hüsni hatla yazılan levhalara verilen isimdir.

25.Hilyenin müstakil bir tür olarak gelişmesinin en önemli nedenleri?

—Hz. Peygamberi rüyada görmüş birinin onu gerçekten görmüş sayılacağına dair bir hadisle peygamber sevgisini herşeyin üstünde tutan türklerin bu sevgiyi edebiyata aktarma gayretleridir.

26.Hilye-i şerif hilyei saadet hilye-i Resullullah hilye-i nebi gibi isimlerle anılan eserler hangileridir?

—Hz. Peygamberin fiziki özelliklerini anlatan eserlerle hattat ve müzehhiplerin ortaya koyduğu levhalardır.

27.Bu tür eserlere örnekler veren şahsiyet kimdir?( Hilye-i şerif hilyei saadet)

—Hafız Osman

28.Bu tür eserler ne zaman yaygınlaşmıştır?

—Hakani Mehmed Beyin Hilye adlı eserini kaleme aldıktan sonra hilye türü eserler yaygınlaşmıştır.

29.Hilye türü eserlerde Hz. Peygamberin fiziki özelliklerinin yanısıra ruhi portresiyle ilgili hususlara da yer verilmiştir.bu tarzın en tanınmış örneği nedir?

—Nahifi’nin Hilyatül envar ıdır

30.Miraciye türü eselerin özellikleri nelerdir?

*Hz. Peygamberin miracını konu alır.
*Mirac Hz. Peygamberin Recep ayının 27. gecesinde Mekke’den Kudüs’e götürülüşü oradan da semaya yükseltilmesidir.
*Mirac konusu İsra ve Necm surelerinde geçer.
*edebi bir eser olmasının yanında musiki minyatür hat ve kitap sanatlarını da etkilemiştir.
*Bu sanat daha çok İranlılar ve Türkler tarafından ortaya konulmuştur.
*Muhammediye Garibname Vesiletünnecat Hakani Mehmet Bey’in hilyesinde ;kitapların bir bölümünde de bu konuda şiirlere yer verilmiştir.
*Zamanla kasidelerde miraciyye mesnevilerde miracname adıyla anılan bölümler oluşmuştur.

.31.Anadolu sahasındaki ilk müstakil miraciyye ne zaman kimin tarafından yazılmıştır?

—15.yy ın başında Ahmedi tarafından yazılmıştır.

32. 15.yy ın başında Ahmedi tarafından yazılan miraciyye hangisidir?

—Tahkik-i miracı Resul

33.Bu türün en tanınmış eselerinden Nayi Osman Dede’nin 18.yy’da mirac kandillerinde okunmak üzere bestelediği eserinin adı?

—Mi’racü’n-nebi aleyhisselam

****Nahifi ‘nin Miracü’n-nebi sinde ilgili ayetler ve sahih hadislerle rivayetlerle ulemanın miraca dair görüşleri değerlendirilmiştir.

34.Kırk hadis türü hangi isimlerle anılır?

—hadisi erbain tercüme-i hadisi erbain şerh-i hadisi erbain çihl hadis hadisül erbain erbain

35. Kırk hadis türü eserlerin muhtevası hakkında bilgi veriniz?

*Kutsi hadislerden seçilenler
*Peygamberimizin hutbelerinden seçilenler
*Senetleri sahih hadislerden seçilenler
*Zıt isnatlı 7 ve 10 ile alakalı veya isnatsız hadislerden seçilenler
*40 rakamına dayanarak tertip edilenler
*Ezberlenmesi kolay ve kısa hadislerden seçilenler
*Veciz camialı hadislerden seçilenler
*Fasih ve sahih hadislerden seçilenler
*Noktasız harflerden seçilenler
—Kırk hadisler dini her konuyu ihtiva edebilirler.Eser Kuranın fazileti İslamın şartları Hz. Muhammed al ve ashabı ilim alim siyaset ve hukuk toplumsal ve ahlaki hayat gibi onularla ilgili söylenen kırk hadisi ihtiva eder.

36. Kırk hadis türü yazılma sebepleri?

*Hz. Peygamberin ”Ümmetimin içinde din emirlerine dair kırk hadis ezberleyeni Allahu Teala fakihler ve alimler zümresinde haşreder.”hadisi.
*Peygamberin şefaatine ulaşma umudu
*Kırk hadis yazanların geleneğine dahil olmak
*Okuyanların hayır duasını almak
*Hocasının veya dostlarının arzusu üzerine
*Devlet başkanı v.s. görevlendirilmiş olmak
*İlgi duyulan bir alanda hadis derleme arzusu
*Hastalıklardan kurtulmak ve şifa bulmak ümidiyle

37.Bu konuda yazılan eserler ve yazıldığı tarihler?

—14. yy’da Mahmud b. Ali’nin Nehcül-Feradis i
—15. yy’da Ali şir Nevai
—16. yy’da Hazini Fuzuli Usuli Nev’i Aşık Çelebi
—17. yy’da Hakani Ankaralı İsmail Rüsuhi
—18. yy’da Osmanzade Taib Bursalı İsmail Hakkı Müstekimzade Sadeddin
—19. yy’da Köstendilli Şeyhi Hüseyin Remzi
Önemli isimler arasında sayılabilir.

38.Kırk Hadis türünde yazılan ilk türkçe eser ?

—14. yy’da Mahmud b. Ali’nin Nehcül-Feradis i

39.Kırk hadis türü şekil bakımından kaç kısma ayrılır?

—3 kısma ayrılır.Manzum Mensur hem manzum hem mensur

40.Hangisi üçüncü grupta yer alan hem manzum hem mensur eserdir?

—Mustafa Ali’nin Manzum Kırk Hadis Tercümeleri

41.Kıtalar şeklinde yazılan çihl hadis tercümelerinin en ünlüsü kime aittir?

—Abdurrahman Cami

42.Kırk Hadis türünde edebi anlamda en fazla manzum eser yazılan dil hangisidir?

—Türkçe

43.Regaibiyye nedir?

—Regaib Kandilinde okunmak üzere yazılıp bestelenmiş manzumelerdir.

44.Regaibiyyeler daha çok hangi nazım şekilleriyle yazılır?

—Daha çok mesnevi nazım şekliyle yazılır.kıta ilahi gazel kaside şeklinde de yazılır.

45.Regaibiyye eserlerin konuları?

—Peygamberimizin anne ve babasının birbirine layık temiz gençler oluşu ahlaki özellikleri evlenmeleri ve Hz. Peygamberin ana rahmine düşmesi anlatılır.

46.Regaibiyye örnekleri?

—Selahaddin Uşaki’ye atfedilen Matlaul fecr
—Edirne müftüsü Fevzi Efendi’ye ait Envarul kevakib fi leyleti’r-Regaib

47.Mucizat-ı Nebi nedir?

—Başlı başına Hz Peygamberin mucizelerinin anlatıldığı eserlerdir.

48. Mucizat-ı Nebi ye örnek veriniz?

—Güvercin Hikayesi Kesikbaş Destanı Deve Hikayesi İzettoğlu’nun Tavus Destanı Sadreddin’in Geyik Hikayesi

49.Esma-i Nebi nedir?

—Terim olarak esma-i nebi Hz.Peygamberin isimleri hakkında yazılan eserler demektir.

50.Hasib Efendi nin Delal-i Hayrat ı hangi tür esere örnektir?

—Esma-i Nebi

51.Hz.Peygamberin hicretini konu alan eserlere ne denir?

—Hicret-Name

52.Peygamberimizin hicretini anlatan eser örneği?

—Süleyman Nahifi—-Hicreti’n-Nebi

53.Türkçede kaleme alınan mevlitlerin sayısı yaklaşık olarak ne kadardır?

—200

54.Siyerin en önemli kaynağı nedir?

—Hadis ilmi

55.Mevlid türü genellikle hangi bölümle başlar?

—Münacat

56.En önemli örneklerini Darir Yazıcıoğlu Mehmed Altıparmak ve Veysi nin verdiği Peygamberimizle ilgili tür hangisidir?

—Siyer

ÜNİTE9
DıNı TÜR VE KONULAR

1- Allah ve Hz.Peygamber ile ilgili türler haricindeki diğer dini tür ve konuları tasnif ediniz?
Cevap:Diğer dini tür ve konuları üç başlık halinde tasnif edersek; A) Mersiye, Maktel, Ramazaniye gibi ortak bir ad altında anılan türler B) Kısası enbiya, Tezkiretül evliya ve Menakıbname gibi biyografik bilgi ihtiva eden yaşam öyküleri etrafında gelişen türler ile Kuranı Kerim’in tercüme ve tefsiri, itikat, , ibadet, ahlak vb. konularında yazılan eserler C) Destani anlatım tarzının benimsendiği dini konulu eserlerdir.

2- Mersiye nedir?
Cevap: Dini edebiyatımızda bir kimsenin vefatı üzerine duyulan üzüntüyü ifade etmek üzere, ölenin meziyetlerini anlatmak suretiyle yazılan duygu yoğunluğu yüksek manzumelere denir.

3- Ölenin arkasından söz söyleme geleneği ıslamiyet öncesinde nasıl isimlendirilmiştir?
Cevap: Türk şiirinde “sagu”, Türk halk şiirinde “ağıt” olarak isimlendirilmiştir.

4- Klasik edebiyatımızda mersiye yazmış önde gelen şairler kimlerdir?
Cevap: şeyhi, Ahmet Paşa, Necati, Zati Baki, Fuzuli, Hayali, Taşlıcalı Yahya, Nevi, Naili ve şeyh Galib.

5-Mersiye ve maktel arasınki fark nedir?
Cevap: Mersiye genel olarak vefat hadisesini ele alırken, maktel sadece Hz Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilmesini konu edinir. Mersiye genel anlamda kullanıldığı için aslında her maktel bir mersiye sayılır.

6- Maktel türünün en güzel örneğini kim vermiştir?
Cevap: Hadikatüs Süeda isimli eseriyle Fuzuli vermiştir. Lami Çelebi’nin Makteli Hüseyin’i de önemli öneklerdendir.

7- Ramazaniyye hakkında bilgi?
Cevap: Ramazan ayı dolayısıyla şairlerin, Padişaha veya devlet büyüklerine yahut dostlarına sunmak amacıyla yazdıkları kaside nazım biçimideki şiirlere ramazaniyye denir. XVI. yy dan itibaren yazılmaya başlanmıştır.

8- Klasik edebiyatımızda bu türün en güzel örneklerini kimler vermiştir?
Cevap: Sabit, Nazım, Nedim, Enderunlu Fazıl ve Enderunlu Vasıf.

9- “Ramazan sofusu” hakkında bilgi?
Cevap: Ramazan münasebetiyle toplumun dindar kesimlerindeki hareketlilik ve buna ilaveten ramazan öncesi ve sonrasında dini hayata mesafeli kişilerin, Ramazanın girmesiyle birlikte Ramazana özgü dindarlıkları şairlerin gözünden kaçmamıştır. Bu tip kimseler “ramazan sofusu” olarak nitelendirilmiş ve dindar kimseleri kıskandıracak derecede alışılmadık davranışları iğneleyici bir üslupla dile getirilmiştir.

10- Gazavatname nedir?
Cevap: Düşmanlara karşı mukaddes değerler uğruna yapılan savaşların anlatıldığı eserlere denir. Tek bir savaş anlatılmışsa gazaname, birden fazla savaş anlatılmışsa gazavatname şeklinde isimlendirilir.ılk örnekleri Arap edebiyatında görülür. Arap edebiyatında saşları ve bu savaşlarda gösterilen kahramanlıkları anlatan eserlere megazi denmiştir.

11- Gazavatnameler hangi konularda yazılmıştır?
Cevap: a) Padişahlardan birinin hayatını esas alarak onun zamanında meydana gelen olayları mensur yada manzum olarak anlatan Selimname, Süleymanname gibi eserler
b) vezirlerin veya ünlü komutanların gazalarını tasvir eden gazavatnameler. Bu tip eserlerde çoğunlukla Barbaros Hayrettin Paşa, Köprülü Fazıl Ahmet, Özdemiroğlu Osman gibi bazı paşaların şahsiyetleri ele alınmıştır.
c) Bir seferi veya bir kalenin fethedilmesini konu edinen gazavatname, fetihname ve zafernameler.

12- Fetihname nedir?
Cevap: ıslam ve Türk ıslam devletlerinde fethedilen beldeleri, kazanılan zaferleri haber veren mektup ve fermanlarla bu fetihleri anlatan tarihi eserlerin genel adıdır. Fetihnameler bazen “zafername”, “beşaretname” bazende “tehditname” diye anılmıştır.

13- Name-i hümayun?
Cevap: Osmanlı Devletinde fetihler, büyük zaferler, özellikle hristiyan dünyasına karşı kazanılan başarılar “name-i hümayun” kategorisinde değerlendirilebilecek fetihnamelerle ıslam devletlerinin hükümdarlarına bildirilmekteydi.

14- Fetihname türü eserlere örnek?
Cevap: Kıvami’nin Fetihname-i Sultan Mehmet’i
Sa’yi’nin Fetihname-i Bağdat’ı
Muradi’nin Fetihname-i Hayrettin Paşa’sı
Nabi’nin Fetihname-i Kamaniçe’si

15- Kısas-ı Enbiya nedir?
Cevap: Hz Adem’den Hz Muhammed’e kadar gelip geçen peygamberlerin hayat hikayelerinin anlatıldığı eserlere verilen isimdir.

16- Arap edebiyatı yazılan ilk kısası enbiyalar nelerdir?
Cevap: Kisai’nin Kitabu Kısasıl Enbiya ile ondan sonra yazılan Salebi’nin Kısasül Enbiya (Araisul-Mecalis) eseridir.

17- Son dönemlerde yazılan Peygamber kıssalarının e meşhuru hangisidir?
Cevap: Ahmet Cevdet Paşa’nın Kısası Enbiya ve Teravihi Hulefa.

18-Tezkiretül Evliya nedir?
Cevap: Tezkire, bazı meslek sahipleri için yazılan biyografik eserlere verilen isimdir. Veliler tezkiresi anlamına gelen Tezkiretül evliya da ıslam velilerinin hayat hikayelerinin yazıldığı eserlerdir.

19- Tezkiretül Evliya türünde yazılan ilk eser?
Cevap: Feridüddin Attar’ın Tezkiretül evliya adını taşıyan eseri bu türdeki ilk örnektir.

20- Tespit edilen ilk Tezkiretül evliya çevirisi kime sunulmuştur?
Cevap: XIV. yyda Aydınoğlu Mehmet Bey’e sunulmuştur.

21- Türk edebiyatında meşhur olmuş diğer evliya tezkiresi?
Cevap: Lami Çelebi’nin Nefehatül Üns çevirisidir. Lami Çelebi, Molla Cami’nin eserini çevirmekle yetinmemiş, kendi zamanına kadar yaşamış olan tasavvuf büyüklerinide ekleyerek ilaveli bir çeviri meydana getirmiştir.

22- Menakıbname nedir?
Cevap: Menakıbnameler, tasavvufun yaygınlaşmasıyla birlikte tarikat pirlerinin hayat hikayelerini ve kerametlerini müridlere anlatma ihtiyacından doğmuştur.

23- Hakkında menakıbname yazılan tarikat önderlerine örnek veriniz?
Cevap: Hacı Bektaşi Veli, Emir Sultan, Hacı Bayramı Veli, Eşrefoğlu Rumi, ıbrahim Gülşeni, şemseddini Sivasi, Niyazi Mısri. Ayrıca Fatih’in hocası Akşemseddin ve veziri Mahmut Paşa gibi bilge kişilikleriyle meşhur olmuş bazı devlet görevlileri hakkında da menakıbnameler bulunur.

DıKKAT: Kısasul Enbiya ve Tezkiretül Evliyalar çeviriye dayanan eserler olmasına karşılık menakıbnameler Türkçe olarak kaleme alınmışlardır. (Kitapta dikkat olur da bende olmaz mı:D:D)

24- ılk Kuranı Kerim çevirisi?
Cevap: Kuranı kerim önce Samanoğulları döneminde Emir Mansur b.Nuh un oluşturduğu bir kurul tarafından Taberi Tefsiri esas alınarak Farsçaya çevrilmiştir. K.Kerim’in Türkçeye ilk tercümesi yine Farsçaya yapılan tercüme ile aynı dönemde muhtemelen aynı heyetin Türk üyesi tarafından yapılmıştır. Bu tercüme satırarası bir tercümedir.

25- Anadolu’da Türkçe tefsir ve tercüme faaliyetleri hakkında bilgi?
Cevap: Anadolu’da Türkçe tefsir ve tercüme faaliyetleri mevcut en eski nüshalara göre Osmanlı Devletinin kuruluşundan bir asır sonra yani 14.yyda başlamıştır. Bu faaliyet satırarası tercüme ve uzun tefsirlerle tercüme şeklinde iki koldan ilerlemiştir. Mevcut tefsirlerin çoğu Ebu Leys Semerkandi’nin tefsiri esas alınarak yapılmış veya onun aynen tercümesidir.

26- Akaid alanında yazılan eserlerin en meşhuru?
Cevap: Mehmet ılmi Efendi’nin Manzum Akaid’idir.

27- Fıkıh alanında bilinen ilk manzum eser?
Cevap: Gülşehri’nin Manzum Kuduri Tercümesi’dir.

28- Fıkhın bazı konularında yazılan müstakil manzumelere örnek?
Cevap: Namaz ibadetinden bahseden şurutis-salat, orucun çeşitlerini ve faziletini anlatan Fezalüs-sıyam, hacca dair bilgilerin yer aldığı Menasikül-hac, miras konularının ayrıntılı bir şekilde anlatıldığı manzumei-feraiz türü eserler.

29- ınsanların sahip olması gereken iyi huyları ve uzaklaşması gereken kötü huyların anlatıldığı müstakil eserlere örnek?
Cevap: Kınalızade Ali Çelebi’nin Ahlak-i Alai’si, şemseddin Ahmed Sivasi’nin Miratül Ahlak’ı ve Muhyi i Gülşeni’nin Ahlakul Kiram’ı bu tür eserlerdir.

30- Ahlak kitaplarının büyük bir bölümünü hangi tarz eserler oluşturur?
Cevap: Nasihat/öğüt tazı kitaplar oluşturur. Feridüddin Attar’ın Pendname isimli eserinin tesiriyle çok sayıda eser yazılmıştır.

31- En eski destanlara örnek?
Cevap: Haricilerin ünlü kahramanı Hamza’nın adı etrafında gelişen Hamzanmeler ile Horasanlı Ebu Müslim’in destani hayatını anlatan Ebu Müslim Kitabı’dır. Bunlardan başka Battalname, Danişmendname,Saltukname…..

32- Cenkname hakkında bilgi?
Cevap: Hz Ali ve oğlu Muhammed Hanefiyye’nin katıldığı çeşitli savaşları anlatan dini destani mesnevilere verilen isimdir. Türk edebiyatında 14.yy dan itibaren görülmeye başlanan cenknamelerin en önemli temsilcileri bu yy da yaşamış olan Yusufı Meddah, Tursun Fakih, Kirdeci Ali ve Begpazarlı Maazoğlu Hasan isimli müelliflerdir.

33- Kütüphanelerde destan mecmualarında kayıtlı bazen de mevlid metinlerinin arkasına ilave edilmiş halde bulunan hikayeler nelerdir?
Cevap: Kesikbaş Destanı, Güvercin Hikayesi, Geyik Hikayesi, Ejderha Destanı, ıbrahim Destanı, ısmail Destanı, Fatıma Destanı, Ukkaşe Hikayesi vb.

ÜNİTE10

Tasavvuf kelime anl: sof giymek saf olmak ilk safta bulunmak suffa ashabı gibi yaşamak

Tasavvuf:Tecribi bir ilim ve insanın kendini tanıması yöntemi.
Öğreti :Tarik Öğretinin öğretimi :Sülük metodu:usul-erkan

Gayesi :Sufi yi marifete ulaştırmak.
Sufi=Salik derviş talib mürid can

Marifet :Bilgi tecrübi ve ameli bilgi tanımak aşinalık (tas) Sufilerin ruhani halleri yaşayaral menevi ve ilahi hakikatleri tadarak(iç tecrübe ile ve vasıtasız oarak) elde ettikleri bilgi irfan.

Marifetullah:Hakka dair elde edilen bilgi arif-i billah:bu bilgiye sahip kişi

Kuşeyriye göre marifet : Salik önce Hakkı’ı onun sıfat isim ve fiillerini tanır sonra ibadet ederek ve çile çekerek nefsini arındırır ona yaklaşır.O zaman Hakk kendisini ona tarif eder.ışte marifet budur.Hakk ın kendi hakkında salik e verdiği bilgi.Salik onu tanımasının imkansızlığını anladığında marifete ermiş olur.

ırfan süreci:Seyr ve sülük (seyrü sülük)

Tarikat:ma’rifete ulaşmak için tutulan bir takım kuralları ve rsasları olan(usul-erkan) yol = irfan okulları

Tekke:Tarikatın usul-erkanının öğretildiği dervişlerin ruhen ahlaken eğitilip olgunlaştıkları yer.

Tarikatler:Bektaşilik Kadirilik Yesevilik Nakşilik Mevlevilik Halvetilik şazelilik Bayramilik Rifailik

*Tasavvuf en çok şair ve yazarları etkilemiş

Türk-ıslam Ed. Da :Dini-Tasavvufi Türk Ed. Türk Tasavvuf Ed. Tasavvufi Halk Ed.
Tekke Ed.

Tasavvuf= hal ilmi Hal sahibi=Sufi Hal e ulaştıran yaşantı:zahidane
*Peygamberimiz dön. Zahidane yaşayan sahabiler tasavvuf düşüncesinin habercisi

ılk sufi adıyla anılan:Kufeli Ebu Haşim
Sonra:Süfyanü s Sevri zü’n-Nun el Mısri Horasanlı Beyazıt Bistami Hallac-ı Mensur(düşüncelerinden dolayı idam edilmiş) Güneydi Bağdadi
Tasavvufu sistemleştiren eserlen yazanlar:Ebu’l Kasım Abdül Kerim el-Kuşeyri ve Gazali

Tarikatlerin kurumsallaştığı dönem: 4.yy da başlar 6. yy kada devam eder.
ıslam Tasavvufunun oluşumuna kaybak teşkil edenler:Abbasi dön. Sosyo ekonomik refahla birlikte oluşan zühdi hayat gerekliliği-mezheplerin yaydıkarı itikatler-Hint ıran kültüründen nazariyeler-Yeni Eflatuncu varlık anlayışı

ılk Sufi Yazar:Basralı Haris b.Esed el-Muhasibi

*Başlangıçta Bağdatlı CüneydBeyazi-i Bistami ve Ebu Said Ebu’l Hayr’ın menkıbelerinde görülen vücudiyye mesleği ;ıbni Sina Sühreverdi-i Maktul gibi filozofların katkısıyla gelişmiş.(bunlar işraki felsefeci ve yeni eflatuncu)
*Bu düşünceyi eserlerinde sistematikleştiren:Horasan Melamiliği ve ıbnü’l Arabi
Bu düşünceye göre : Vücud tektir yegane sahibi vücud vücud -u mutlak Allah tır.

Vucud-u mutlak=mutlak hayır=mutlak güzellik(hüsn-i mutlak)

Sufilere göre varoluşun sebebi:Zaman yaratılmazdan önce mutlak güzellik vardı ancak o güzelliği görecek başkaca bir göz yoktu.Güzellik görülmek taktir edilmek ister.Varoluşun sebebi güzelliğin kendini gösterme arzusudur.
Herşey zıddıyla bilinir Vucud u mutlak ın bilinmesi Adem iledir.Adem yokluk hiçlik demektir.Adem müstakil olarak mevcut değildir zaruri olarak Vucud u Mutlak tadır.Adem hayaldir tecelli dolayısıyla varlık evrenindedir.Adem vucutla karşılaşınca vucud bir aynada aksetmiş gibi dir ve bu akis hayalden öte değildir.ınsanda Mutlak güzellik akseder.Bu ned. Insan adem unsurunu yok etmeli (masiva) Hakkın visaline ulaşmak için Hak ile Hak olmalı.Bu durumu fena kavramı karşılar.

Fena : Nefsi adem; kubh ve şirk ten arındırmakla mümkün olur.Bunun yolu aşk.
Husnü Mutlak tabi aşkdan hakiki aşka geçişle görülür.Tabi aşk ademe duyulan aşkdır.
*Aşk yolu olan tasavvuf (yolculuk:seyr) akil bilgiye dayalı söz(kal) ile değil yaşananın dili hal ile öğrenilir.

Tasavvuf Ed. da çığır açan : Ömer b.Fariz ”Kaside-i Taiyye”(tercüme tahsis şerh edilmiş) ıran daıbni Sina düşünceleriyle şeyh Ebu Said Ebu’l Hayr şiirleriyle katkıda bulunmuş.

Doğu ve Batı nın batıni yönlişlerini mukayese yapan F.Schoun :
Batın. Temayünün geliştirdiği sembolik dil zahiri düzleme entellektüel bir nitelik ve derinlik kazandırmakda bu yollada onun yitip gitmesini engellemektedir.Bu itibarla la-dini şiirlede estetik ve aşkın boyutta varlığını gösteren tasavvuf etkisinin felsefi ve metafizik bir temele sahip olduğu açıktır.

*Türk boylarının ıslam ı kabul etmesinde Derviş ler önemli.

12.yy özellikleri:

*Türk illerinde tasavvuf ve tarikatler yoğunlaşmış Baba ve Ata diye anılan dervişler benimsenmiş.
*şair-şamanların yerin baba ve atalar almış(ilk temsilcileri:Korku Ata ve Çoban Ata)
*Türk Suficiliğinin En Önemli Temsilcisi: Hoca Ahmet Yesevi
*Diğer sufiler Muhammed Ma’şuk Tusi ve Emir Ali Ebu Halis
*Yesevi nin halifeleri Mansur Ata Sa’id Ata Süleyman Hakim Ata Lokman Prende Türk illerini aydınlatmış.
*Yesevi dervişleri (alperen)Moğol ıstilasıyla birlite Harezm Horosan ve Azerbaycan yoluyla Anadolu ya gelmiş.
*Ahmet Yesevinin tasavvufi anl. doğr. Yesevilik Anadolu nun Türklerşmesine ve ıslamlaşmasına katkı sağlamış,hikmetler Tasavvuf ed. şekillendirmiş.
*Dönemin diğer gelişen tarikatleri Kübrevilik ve Nakşilik

13.yy özellikleri :

*Tasavvuf Ed. kuruluş ihtişam çağı.
*Yesevilik Haydarilik Kalenderilik Mevlevilik Bektaşilik tesir alanını geliştirmiş.
*Hikmet geleneği Yunus Emre ile yeni bir sese kavuşmuş bu tarzı Yunus muakkibleri sürdürmüş.
*Mevlana ıslami ıran ed. tesirinde Farsça manzumeler yaparak farklı gelenek oluşturmuş.
*Sultan Veled Mevlevilik yolunu kurumsallaştırmış.
*Hacı Bektaşi Veli nin Malakat’ı manzum ve mensur olarak Türkçe ye çevrilmiş.
*Ahmet Fakih ve Seyyid Hamza Türkçe şiirler yazmış.
*13.yy Anadolu daki Türk-Kültür hayatının ‘tedvin asrı’
*Yunus Emre nin eseri:Divan ve Risaletü’ün-Nushiye

14.yy özellikleri :

*Yunus Takipçilerinin asrı
*Mevlevilik kendi elit zümresini oluşturmaya başlamış
*Aşık Paşa;Tasavvufi ilkeleri öğretmek için Garipname yi , doğrudan doğruya tasavvufu konu edinen Fakrname ve Vasf-ı Hal ı telif etmiş.
*Eflaki Menakıbname nin ilk örneği Menakibu’l Arif’i yazmış.
*Gülşehri Sait Emre ve Attar’ın Mantuku’t-Tayr mesnevisini Türkçeye kazandırmış
*Nesimi (şeriata aykırı bulunup idam edilmiş aşk şehidi kabul edilen Hallac-ı Mansur a benzetilir ) ve batıni tevil ve tefsirleriyle ekol olan Hurufilik Ed. dahil olmuş.

15.yy özellikleri:

*Başta Ankara Savaşı yla birlikte başlayan karışıklık dönemi Çelebi Mehmet le birlikte daha da güçlü olarak toparlanmış
*ıstanbul fethedilmiş Türk-ıslam kültürünün merk. Olmuş.
*Bu dönem Fatih Rönasansı ol. Değerlendirilmiş her açıdan tasavvufun gelişip merkezden muhite yayıldığı dönemdir
*Süleyman Çelebi Vesiletü’n-Necat la Mevlüt türünü oluşturmuş
*Dönemin sufi şairleri : Hamid-i Veli(somuncu baba ol. Bilinir) Emir Sultan Andülvasi Çelebi(Halilname) Hacı Bayrami Veli (Bayramiye Tarikatını kurmuş) Akşemsettin(Fatih in hocası) Yazıcıoğlu Mehmet(Muhammediyye) Ahmet Bican(Envarü’l Aşk) Alaiyeli AlaaddinGaybi(Kaygusuz Abdal) Eşrefoğlu Rumi Dede Ömer Ruşeni Kemal Ümmi Cemal-i Halveti ıbrahim Tennuri

16.yy özellikleri:

*Yükseliş dönemi(Anadolu Merkez Osm. Nın sınırları en geniş ol .dön.)
*ıstanbul bütün Dünya için Kültürel siyasi merkez.
*2.devre Melamiliği(Bayramiyye tarikatı içinden çıkmış) vahdet-i vücutçu yorumun Ahmed-i Sarban ve ıdris Muhtefi edebi sahada yer almış
*Lamii Çelebi Molla Cami nin Nefehatü’l-Üns ünü; Nev’i Yahya ıbnü’l Arabi nin Fususu’l-Hikem ini tercüme etmiş
*Dükkaninzade Taşlıcalı Yahya ahlaki ikleleri telkin edici mesvevileri Gencine-i Raz ve şah u Geda yı yazan
*Fuzuli Hadşkatü’s Süeda (Destani Kerbela facisı(maktel) ) Leyla vü Mecnun (mecazi aşktan hakiki aşk a geçiş) Hadis-i ErbainTrcümesi ni yazan
*Sultanü’ş-şu’ara kabul edilen Baki yetişmiştir.(bunlardan başka şairrlerde var yazmadım sy.. 241 bakabilirsiniz.)

17.yy özellikleri :

*Siyasi alanda duraklama, tekke-medrese(Sivasiler-Kadızadeliler) tartışmaları ayyuka çıkmış ancak bu durum edebi hayatı canlandırmış.
*Tekkelerde şiir musiki ön plana çıkmış hece-aruz vezni ayrımı olmadan bolca tasavvufi şiirler yazılmış.
*Dönemin Sufi şairleri:Muhyi, ıdris-i Muhtelefi, Zakiri, Hüseyin Lamekani, Derviş Osman, Aziz Mahmud Hüdayi ,Abdulehad Nuri ,Akkirmanlı Nakşi ,Zakirzade Abdullah Biçare, Cahidi ,Sarı Abdullah Abdi, Sinan-ı Ümmi, Sunullah-i Gaybi ,Divitçizade Mehmed,Talib ,Derviş Himmet, Niyazi Mısri ,Mehmet Nazmi
*Katip Çelebi Müzanü’l-Hak(dönemin tartşmalarını ele almış)

18.yy özellikleri:

*17.yy dan kalan siyasi iktisadi sosyal sıkıntılar devam etmiş, Lale devri ,Patrona Halil ısyanı ,Kabakçı Mustafa ısyanı
*Tasavvuf Ed. da da duraklama gerileme,sufi şairler coskularını kaybetmiş
*Dönemin şairleri :Süleyman Nahifi (Mesnevi Tercümesi) şeyh Galibve mürüdi Esrar Dede ,Bursalı ısmail Hakkı (Miraciye,Ruh-ı Mesnevi) Sezai-i Gülşeni,Neccarzade Rıza Erzurumlu ıbrahim Hakkı(Marifetname(ansiklobedik eser)) (Diğer şairer bk. sy.242)

19.yy özellikleri:
*Islahat haraketleri ,Nizam-ı Cedid Ocağı,Tanzimat Fermanı ve Islahat Fermanı
-Tasavvufi ed. zayıflamış.
*Nazif Dede(Tarifü’s-Sülük) Kuddusi,Sivaslı Süzi ,Mehmet Ali Hilmi Dede……

*Tasavvufun temel konularından biri varlık konusudur.
*Sufi şairi diğerlerinden ayıran özellik Tasavvufi tecrübedir.Tasavvufçu için seyrü sülüğün gerçekleştiği tekkeler birer edebi muhittir.
*Edebi muhit :Edebiyatçının içinde yetiştiği izini süreceği ustaların şiirlerini sohbetlerini dinlediği kendi şiirlerini okuduğu icabında eleştiriler alarak yetiştiği ortam.
Zümre :Cemaat topluluk bölük grup sınıf takım bölüm cins nevi gibi anl. gelir.Edebiyatta edebi eserleri dil uslup konu gibi özellikleriyle tasnif için kullanılırSufi şairler içinden geldikleri muhite ve eselerine göre zümrelere ayrılırlar.
Geldijkleri tekkeler göz önünen alınarak Mevlevi zümresi,Bektaşi Zümresi…. gibi tasnif her tarikatı edebi okul olarak ele almak olur .Muhitten yola çıkmakla birlikte edebi eserlerin mahiyetlerini dikkate alarak tasnif yerinde olur :
Buna göretasavvuf iki koldan gelişmiş:
1-Tasavvufi Halk Edebiyatı
2-Klasik Tasavvuf Edebiyatı

Tasavvufi Halk Edebiyatı : Yesevi nin hikmet geleneğiyle gelişen edebiyat.Hece vezniyle mani koşma gibi nazımlarla ve hikmetten başka ilahi nefes nutuk devriye sathiye destur mededname ve düvaz imam diğer türlerdir.(Kaygusuz Abdal,Pir Sultan Abdal)

Klasik Tasavvuf Edebiyatı :Mevlana çizgisinde gelişen Edebiyat.Aruz vezniyle gazel kaside kıt’a musammat terkib bent terci bent rubaii tuyuğ mesnevi nazım şekilleriyle oluşur ve tevhid münacat na’t mevlid hilye edebi türlerdir.

Bunlardan başka 3 temel zümre vardır:
1-Zühdi Edebi Zümre :Dini-Tasavvufi düşünceyş telkin eserleri içerir.Ne Melavi-Hamzevi edebiyatındaki irfan,vahdet inancı,aşk ve cezbe ne de Alavi-Bektaşi karakteri vardır.Daha çok Hz.Muhammed in hayatı ibadetler hac yollarından geçici dünyadan ölümden cennet cehennemden bahseder.Sahabi ve velilerin menkıbelerinden söz eden eserler var.

2-Vahdetçi Aşkın Zümre Ed. : Vahdet-i Vudut u benimseyen aşk ve cezbeyi esas alan tasavvuf çevrenin eserlerini içerir.Bayrami-Melami muhitten gelmişler.Melamiler kendilerini zahitlikte irfanda iyilikte göstermeyi kendini beğenme (kibir) kabul ederler.Daha çok şatahata varan sözler söyleyip toplumun kınamasını sağlamışlardır.Eserleri tecelli,varidat ve sunuhat gibi tsasavvufi kavramlarla niteendirilir.şairleri:Yunus Emre nin yolunda :Hacı Bayram-ı Veli Sarban Ahmet Kaygusuz Vizeli Alaaddin Emir Osman-i Haşimi Muhyi ıdris-i Muhtevi Oğlanlar şeyhi ıbrahim Sunullah Gaybi Sarı Abdullah efendi Dukakinzade Ahmet Bey Hüseyin Lemakani Osman Kemali Ahmet Rindi

3-Bektaşi Zümre Ed.: Vahdetçi Aşkın Zümre ed. andırmakla birlikte kendi karekteri olan bir edebiyattır.Bektaşiliği öne çıkarmanın yanıyla esasıyla ata ve baba adlarıyla anılan Yesevi dervişlerinin esasına dayanır .Babai Kalnderi Hurüfi Kalenderi Kızılbaş ve Tahtacı gibi muhitleride içine alarak gelişmiş.şairler :Hacı Bektaşı Veli Abdal Musa Kaygusuz Abdal Virani Teslim Abdal Yemini Muhyiddin Abdal şah ısmail Hatai Pir Sultan Abdal Kul Himmet Seyrani Kalender Abdal

Tasavvufi Eserler 2 grupta tasnif edilir:

1-Tasavvufi düşnceyi öğretmeyi amaçlayan eserler
2-Hal dilinin dışa yansıdığı eserler

Tasavvufi düşünceyi öğretmeyi amaçlayanlar:Uyarıcı telkin edici usul-erkan öğretici eserlerdir.
1- Tekke geleneğini tarihini aktaranlar : tezkiretü’l-evliya menakıbname evliyaname velayetname mansurname
2-Yolun esaslarını telkin edenler :Nasihatname sohbetname ibretname faziletname tenbihname minbername vasiyetname
3-Edep-erkan gösterenler : Telkinname erkanname tacname tarikatname
4-Tasavvuf düşüncesinin temel konularını açıklayanlar : vahdetname vücudname şathiye devriye
5-Ululardan yardım dilemeyi salık veren eserler : şefaatname desturname istimdadname
6-Kur’an ın anlamyla buluşturanlar : besmelename ihlasname ayetname
7-Dini görevleri ve temel hukuki meseleleri öğretenler:salatname oruçname ramazanname hacneme kıyametname mehşername fetvaneme
8-Geleceğe ilişkin çıkarım yapan: istihracname
9-Gafletle geçen zamanın muhasebesini yapan : tahassürneme

Hal dilinin dışa yansıdığı eserler:(faydacılık esas sanat değil)

Tevhid münacat na’t miraçname ilahi nefes hikmet nutuk devriye şathiye

HıKMET:Etimolojik olara hüküm vermek yargılamak demektir.Önceleri felsefe kelimesinin yerinede kullanılmış filozofa ise hakim denmiş.

Türk-ıslam edebiyatında : Ahlak ve değerleri telkin eden manzumelerdir
*Daha çok pendname hikemiyyat ve rubai tarzı şiirlerde görülür.
*Didaktiktir(öğretici).Rindane ve dervişanedir.
-Öncelikle Ahmet Yesevi nin manzumelerine verilen isimdir.(Divan-ı Hikmet)
*Divan-ı Hikmet hece vezniye yazılmış(7+7)

Dikkat:Prof. Dr. Kemal Eraslan ın görüşlerini yer verilmiş sınavda ona göre diye bir soru gelmez diye düşündüm yazmadım ama benim düşüncemdir sorumluluk almayayım sy.246 sizler bakabilrsiniz.

ıLAHı:(ilaha ait tanrısal)

Türk-ıslam Edebiyatında : Allah aşkıyla dile gelmiş her türlü şiir.Aruz yada hece vezniyle yazılabilir bestelenerek okunur.

ılahi türleri :

1-Ayin:Mevlevi tekkelerinde zikir ve sema sırasında okunmak üz. bestelenen şiirlerdir.Okuyana ayinhan denir.

2-Tapuğ:Gülşeni tekkelerinde zikir esasında musiği eşiğinde okunan ilahilerdir

3-Nefes:.Alevi-Bektaşi ve Melami şairlerin vahdet telkin ettiği ilahiler.Vahdet-i Vucud u nefeslerle telkin ederler.Beştaşi ler na’t ve Hz.Ali medhiyesine nefes der.Nefesler gazel koşma tarzında hece veya aruzla yazılır.Bektaşi tekklerşnde ayin-i cemlerde sazla birl. Okunur.

4-Duraklar:Halveti tekkelerinde zikrin iki faslı arasındazakir tarafından okunur.

5-Cumhur:Tekkelerde cemaat halinde okunan ilahiler.

Dikkat:Edebiyatımızda ilahi dendiğinde Yunus Emre akla gelir.

DEVRıYYE:Tasavvufta iki manada kullanılır:
1-Bazı tarikatlarda dervişlerin dönerek icraettikleri zikir ve sema
2-Varlıkların Hak tan gelişini ve ona tekrar dönüşünü açıklayan tasavvufi nazariye

*Tasavvufta melerlerin arşda, hacıların Kabe etrafında , Gezegenlerin güneş etrafında dönmeleri de devran olarak nitelendirilir.

Dikkat:sy.248 dikkat kısmına bakabilirsiniz.Çok karışık geldi nasıl anlatacağımı bilemedim.Umarım sınavda çıkmaz ! :(

Devriyeler işlendikleri konuya göre ; 1-Ferşiyye 2-Arşiyye
Ferşiyye :Dünyaya gelişi (kavs-i nüzul) anlatır.(Üsküdarlı Haşim Baba: Devriye-i Ferişiyye )
Arşiyye :ınsanın ahlaken olgunlaşarak hakikate ermesini(kavs-i uruc) anlatır.(Niyazi-i Mısri:Devriye-i Arşiyye)

*Ferşiyye de alem-i süfliyye geliş,arşiyye ise dünyadan tekrar yüce aleme seyahati anlatır..

GÜLBANK:(Gül sesi)

Yapılacak işin hayırlı uğurlu olması ve ya sağlık esenlik dileğiyle kalıplaşmış Allah a yalvarıpyakarmayı dile getiren ayinlerde ,dini ve resmi törenlerde belli makamlarda okunan dualardır.(doğum ad koyma nikah cenaze …… gibi törenlerde okunur)

Mevleviyye Bektaşiyye Halvetiyye nin bazı kollarında ve Yeniçeri Ocağı nda gülbant okumak yaygındı.

Dikkat:Abdulbaki Gökpınarlı Mevlevi Adap ve Erkanı isimli kitabında Mevlevi Gülbankına yer vermiş.

MENAKIBNAME:
Menakıb terim olarak: Din büyüklerinin manevi hallerini ve durumlarını anlatan riveyetler.

Menakıbname ise:Velinin hayatının çevresinde oluşmuş menkabe veya kerametleri anlatan eserler.2 çeşittir:
1-Din uğruna şavaşanların hayatlarını maceralarını ve manevi kuvvetlerini anlatan destanlar:Cenkname Hamzaname Battalname …
2-Zühd ve takvasıyla ünlenen velilerden söz edenler ; 1-Biyografik 2-Derleme
Biyografik menakıbnameler :Konu edilen velinin devrinde veya çok kısa zaman sonra onun yaşadğı çevrede yaşamış kişilerde kaleme alınmıştır.
Derleme Menakıbnemeler:Velimin ölümünden uzun zaman sonra yazılmış eseler.
*Mevlananın Menakıbnamesi:Menakibu’l-Arifin(Ahmed Eflaki yazmış )

 

 

(ALINTIDIR.)

About these ads

About ilahiyatdersnotlari

Gayretli :)
Bu yazı 1. Sınıf, Bahar Dönemi içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s